Naviga - Tekne, yelken, yat ve deniz kültürü derginiz...

tepe

MAYIS SAYISI BAYİLERDE!

En havalı yardımcılar şişme bot dosyasında bir arada - Kaptansız tekne kiralayanlardan öneriler - Alim Sür’den sezona hazırlık listesi - Windy 40 Maestro, Cantieri Estensi 530 Maine, Delphia 47, Joker 9.70 - Tenteler: Güneşten korunmanın kolay ve hesaplı yolları

ABONE OLMAK İÇİN TIKLAYIN.

Sualtı

sualti

Derinlerin şampiyonu

SUALTINDA TÜM FOTOĞRAFÇILARIN AYNI BÖLGEDE AYNI ZAMAN ARALIĞINDA ÇEKTIKLERI FOTOĞRAFLARLA KATILDIKLARI ‘CANLI’ YARIŞMALARIN EN PRESTIJLISI BU YIL TÜRKIYE’DE YAPILDI. 13. CMAS DÜNYA SUALTI FOTOĞRAF ŞAMPIYONASI’NDA ORHAN AYTÜR, DÜNYA ŞAMPIYONU OLURKEN TÜRKIYE SUALTI SPORLARI FEDERASYONU DA BAŞARILI ORGANIZASYONUYLA GÖZ DOLDURDU. ŞAMPIYONAYI ORHAN AYTÜR’ÜN KALEMINDEN AKTARIYORUZ.

YAZI VE FOTOĞRAFLAR: ORHAN AYTÜR

orhan ayturOrhan AyturDalgıçlıkla fotoğraf sanatını bir araya getiren zorlu bir uğraş olan sualtı fotoğrafçılığı; denizlerdeki canlıları ve sualtı manzaralarını görüntülemek hedefiyle yola çıkan doğa fotoğrafçıların yanı sıra, tüplü dalış macerasına fotoğraf boyutu katmak isteyen amatörlerin de ilgisini çekiyor. Dalış dergileri, internet siteleri, reklam ve stok fotoğraf sektörleri için sualtı fotoğrafçılığı yapan birçok profesyonelin yanında, bu işle keyif için uğraşanların sayısı da az değil.
Fotoğraf sanatçılarının hünerlerini ortaya koydukları bir başka alan da fotoğraf yarışmaları. Su üstünde olduğu gibi sualtı fotoğraf yarışmaları da iki gruba ayrılıyor: Önceden çekilmiş fotoğrafların gönderildiği yarışmalar ve tüm fotoğrafçıların aynı bölgede aynı zaman aralığında çektikleri fotoğraflarla katıldıkları ‘canlı’ yarışmalar.
Önceden çekilmiş fotoğraf yarışmalarında, söz konusu yarışmanın konusuna ve kurallarına bağlı kalmak kaydıyla herhangi bir fotoğrafınızı veya portfolyonuzu değerlendirilmek üzere gönderebilirsiniz. Sualtı fotoğrafçılarının katılabileceği bu tür birçok yarışma var. Bunların belki de en prestijlisi Fransa’da gerçekleştirilen Sualtı Görüntüleri Dünya Festivali, 2008 yılına kadar Antibes’te yapılırken artık Marsilya’da düzenleniyor. Film, fotoğraf ve gösteri içeren birçok dalı olan bu yarışmaya katılanların çoğu profesyonel. Ben bu festivalde 2007 yılında Konkoloji (Hayvan kabukları ve yumuşakçaları inceleyen bilim) dalında 1.’lik ödülü almıştım. En önemli fotoğraf dalı olan Portfolyo’da ise 2009 yılında 118 fotoğrafçı arasında en iyi derecem 10.’luktu.
‘Görüntü avcılığı’ olarak da nitelendirilen ‘canlı’ yarışmalar ise bambaşka bir formatta gerçekleştiriliyor. Belli bir süre boyunca tüm fotoğrafçılar aynı bölgede aynı şartlar altında fotoğraf çekiyorlar. Çekimler bitince yarışmacılar, değerlendirilmek üzere verecekleri fotoğrafları seçiyorlar. Ardından jüri üyeleri fotoğrafları değerlendirip sonuçları açıklıyor. Bir festival havasında geçen bu tür yarışmalar, hem çok zevkli hem de çok heyecanlı oluyor.
Dünya Sualtı Sporları Konfederasyonu CMAS’ın (Confédération Mondiale des Activités Subaquatiques) iki yılda bir düzenlediği Dünya Sualtı Fotoğraf Şampiyonası bu tür canlı yarışmaların en prestijlisi. Bu şampiyonaya katılmak için ülke federasyonu tarafından milli sporcu olarak seçilmek gerekiyor. Her ülke, dünya şampiyonasına birer fotoğrafçı ve birer asistandan oluşan en çok iki ekip gönderebiliyor. Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu (TSSF) her yıl düzenlediği Altın Palet Türkiye Sualtı Görüntüleme Şampiyonası’nda ve akredite olmuş diğer ulusal yarışmalardaki sonuçlara göre Türkiye Sualtı Fotoğraf Milli Takımı’na girecek iki fotoğrafçıyı belirliyor. Fotoğrafçılar da kendi asistanlarını seçiyor. İki fotoğrafçı-asistan ekibi dünya şampiyonasında ayrı ayrı yarışıyorlar.
Dünya şampiyonasına Türkiye ilk kez 2005 yılında İspanya’da katıldı. Bu şampiyonada Alptekin Baloğlu bir dalda altın madalya kazanmıştı. Ben 2007 ve 2009 yıllarında Mauritus ve Güney Kore’de Türkiye’yi temsilen dünya şampiyonasına katıldım; bu şampiyonalarda ülkemiz adına yarışan diğer fotoğrafçı ise Asım Dumlu oldu. İkimiz de 2007 yılında farklı dallarda birer 3.’lük aldık.
Bu yıl 13. CMAS Dünya Sualtı Fotoğraf Şampiyonası’na Türkiye ev sahipliği yaptı. Ulusal şampiyonalarda en yüksek puanı toplayan iki yarışmacı olarak ben ve Kerim Sabuncuoğlu milli takıma seçildik. Asım Dumlu benim asistanım, Birkan Babakol ise Kerim’in asistanı olarak katıldılar. Kerim Sabuncuoğlu bir dalda gümüş madalya aldı. Ben de biri altın, ikisi bronz olmak üzere üç madalya aldım ve tüm dallarda topladığım puanlarla yarışmanın büyük ödülü olan 2011 Dünya Şampiyonluğu’nu kazandım.
Geçen yıl Bodrum’da gerçekleştirilen Türkiye Şampiyonası bizim için iyi bir hazırlık oldu çünkü aynı bölgede ve benzer kurallarla yapıldı. Bu yıl nisan ayında iki gün antrenman yaptık. Dünya Şampiyonası’ndan hemen önce de altı gün çalışma fırsatımız oldu. Aslında son bir yıl içinde başka ülkelerin takımlarının birçok kez Bodrum’a gelerek antrenman yaptıklarını biliyoruz. Bu yarışmacıların çoğu profesyonel yani hayatlarını sualtı fotoğrafçılığından veya dalıştan kazanıyor. Bizde ise herkesin başka işi gücü olduğu için antrenmana ayırabildiğimiz zaman da sınırlıydı. Yine de şampiyonanın bizim sularımızda yapılıyor olmasının avantajını iyi kullandık.
CMAS Dünya Sualtı Fotoğraf Şampiyonası zorlu bir yarışma. Yarışmacılar iki gün boyunca dört ayrı noktada birer dalış yapıyorlar. Hakemler daha önceden toplanıp formatlanan hafıza kartlarını teknelerde yarışmacılara dağıtıyor. Kartlar hakem gözetiminde makinelere takılıyor. Her dalış 90 dakika ile sınırlı. İki dalış sonunda hakemler kartları toplayıp şampiyona bilgisayarına aktarıyorlar.
Bu şampiyonada dalış noktaları Büyük ve Küçük Resif ile Karaada’daki Kaçakçı ve Paçoz koylarıydı. Yarışmada bu noktalarda birer dalış yaptık. Antrenmanlarda da bu ve diğer noktalarda 17 dalış yapmıştık.
Kategoriler
Yarışmacılar dört dalışta beş ayrı kategori (dal) için fotoğraf çekiyorlar: Modelli ve Modelsiz Geniş Açı, Konulu ve Konusuz Makro ve Balık kategorileri. ‘Geniş Açı’dan kasıt, bir tür sualtında manzara fotoğrafı. Modelli geniş açıda bir de dalgıç olması gerekiyor karenin içinde. Makrodan kasıt, küçük objelerin yakın çekim fotoğrafı. Her şampiyonada özel bir konu da oluyor; örneğin bu şampiyonada deniz kestanesi gibi dikenli canlılar özel konuyu oluşturuyordu. İki gün sonunda dalışlar bitince sıra, fotoğraf seçmeye geliyor. Her yarışmacı her kategoriye değerlendirilmek üzere sadece bir fotoğraf verebiliyor.
Fotoğraf seçmek kolay değil. İki tane güzel balık fotoğrafınız varsa yandınız, birini elemek zorundasınız. Eğer fotoğrafçı neler çekeceğini antrenmanlar sırasında büyük ölçüde oturtabilmişse zaten her kategori için tek bir plan üzerinde çalışmış oluyor, o zaman daha kolay. Ama alternatifli çekimler yapılmışsa seçmek zor olabiliyor. Bir de tabii jürinin neyi beğeneceğini kestirmek kolay değil. Ben bunu çok düşünmeden kendi beğendiğim fotoğrafları vermeyi tercih ediyorum.
Jüri önce kapalı oturumda her kategoride en iyi 10 fotoğrafı belirliyor. Daha sonra yarışmacılar ve halkın önünde bir açık oylama yapılıyor. Burada aynı jüri ilk 10 içerisindeki fotoğrafları birer birer puanlıyor. Her kategorinin altın, gümüş ve bronz madalya sahipleri bu puanlara göre belirleniyor. Her kategoride ilk 10 içerisindeki tüm derecelerin ayrıca puanları var. Bu puanların toplamı da şampiyonanın genel sıralamasını oluşturuyor ve tüm kategorilerde en yüksek puanı toplayan yarışmacı dünya şampiyonu oluyor.

Türkiye sınıfı geçti
Bu benim katıldığım üçüncü dünya şampiyonası ve organizasyon bakımından kesinlikle en iyisiydi. Her şey iyi planlanmış ve düzenliydi. Diğer yarışmacıların da genelde memnun olduğunu biliyorum. Özellikle sualtı zenginliğinden etkilendiklerini belirttiler.
Türkiye adına yarışmak çok gurur verici. Sonuçlar da çok iyi oldu. Takım olarak ilk kez katıldıkları dünya şampiyonasında Kerim Sabuncuoğlu ve Birkan Babakol beş dalın dördünde ilk 10 içine fotoğraf sokma başarısı göstererek bir de Modelsiz Geniş Açı dalında gümüş madalya kazandılar. Ben ve Asım Dumlu beş dalın beşinde de ilk 10 içine fotoğraf sokabilen tek yarışmacı çift olduk. Bu beş fotoğraf bize bir altın (Modelli Geniş Açı), iki bronz (Balık ve Konulu Makro), bir 7.’lik (Konusuz Makro) ve bir 9.’luk (Modelsiz Geniş Açı) getirdi. Toplam puanda birinci gelerek 2011 Dünya Şampiyonu olduk.

Sualtında işbirliği
Asım ve ben daha önce pek birlikte dalmamıştık. Asım hem kendisi çok iyi bir sualtı fotoğrafçısı ve dalgıç hem de Bodrum denizlerini çok iyi biliyor. Bu şampiyonaya birlikte katılabildiğimiz için çok mutluyum. Uyum içinde çalıştık. Stratejimizi birlikte oluşturduk, fotoğraflara birlikte kafa yorduk. Sonuçta istediğimiz fotoğrafları da çekebildik. Kerim ve Birkan da yıllardır birlikte daldığımız ve yarıştığımız arkadaşlarımız. Antrenmanlarda pek keyifli bir gruptuk. Takım kaptanımız Bedri Sincar da yarışmada bize çok destek oldu. Antrenmanlarda bizi daldıran Paradise Found Dalış Merkezi’nin tüm elemanları, şampiyonanın TSSF görevlileri ve gönüllüleri, uzaklardan bize destek için gelen arkadaşlarımız ve ailelerimiz, Bodrum dalış camiasından dostlarımız, çok sıcak bir dostluk ortamı yarattı. Benim için unutulmazdı.

Gelecek kareler
Bundan sonra canlı yarışmalara katılmayı düşünmüyorum. Dalış ve fotoğraf tutkumu yine keyifli bir hobi olarak sürdüreceğim elbette. Davet edilirsem yarışmalarda jüri olarak görev alabilirim.
Zaman buldukça genç fotoğrafçılara sahip olduğum bilgi ve deneyimimle destek olabilmeyi isterim. Çektiğim fotoğrafları, suyun altındaki yaşamı ve güzellikleri dostlarımla, ilgilenenlerle paylaşmaktan çok keyif alıyorum. Sponsor bulabilirsem bunları daha geniş kitlelerle paylaşmak için bir kitap çıkarmayı çok arzu ederim.


Orhan Aytür kimdir?

1965’de Ankara’da doğan Orhan Aytür, 1986 yılında ODTÜ Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu. Ardından ABD’deki Northwestern Üniversitesi’nde yüksek lisans ve doktora yapan Aytür, 1993 yılından beri Bilkent Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü’nde öğretim üyesi olarak görev yapıyor.
Fotonik, optik ve lazerler üzerine çalışan Aytür, aynı zamanda Bilkent Üniversitesi Rektör Yardımcısı…
Orhan Aytür’ün fotoğraf sanatına ilgisi çocukluk yıllarında başlamış. Tüplü dalışa 1998, sualtı fotoğrafına ise 2000 yılında slayt çekerek, fotoğraf gösterileri yaparak ve yarışmalara katılarak başlayan Aytür, 2004 yılında sayısal fotoğrafa geçmiş. Bugüne değin ulusal ve uluslararası yarışmalarda 60’tan çok ödül kazanan Aytür, Türkiye şampiyonalarında aldığı derecelerle üç kez üst üste Türkiye Sualtı Fotoğraf Milli Takımına seçildi. Ülkemizi 2007 yılında Mauritus’ta, 2009 yılında da Güney Kore’de yapılan CMAS Dünya Sualtı Fotoğraf Şampiyonalarında temsil eden Aytür, 2011 yılında bu yarışmanın büyük ödülü olan dünya şampiyonluğunu kazandı.
www.orhanaytur.net External link


inkilap obrukİnkilap Obruk

Şampiyona Türkiye’ye nasıl geldi?

Türkiye Sualtı Federasyonu Başkanı İnkılap Obruk anlatıyor...
Üç buçuk yıl evvel Dünya Sualtı Sporları Konfederasyonu CMAS’a bu şampiyonanın Türkiye’de yapılması ile ilgili adaylık dilekçemi verdim. Genelde tropik sular tercih edildiği için Türkiye’nin şansı çok yüksek değildi. İki sene evvel yönetim kuruluna girince ülkemizin şansını yükseltmek için çalışmalara başladım. Türk karasularının bir başka hazinesi olan sualtı arkeolojisini onlara anlatabilmeyi başardım. Bodrum’da dünyanın en büyük sualtı arkeoloji müzesine sahibiz. Bu kozlarımızı da kullanarak şampiyonayı Türkiye’ye getirmeyi başardık. Buradaki organizasyonumuzda da çok başarılı olduk. Dünya konfederasyonundan ‘en yüksek seviye’de başarılı olduğumuza dair bir teşekkür yazısı aldık. Sadece organizasyon başarısıyla da yetinmedik, 23 ülkenin katıldığı yarışmada bir de dünya şampiyonu çıkardık. Bu bizim için büyük bir mutluluk oldu.
Orhan Aytür mağarada çektiği o güzel fotoğrafla, Modelli Geniş Açı’da altın madalyayı ülkemize getirdi. İstiklal Marşımızı söyleyip, Türk bayrağımızı göndere çektik. Genel klasmanda da yine Aytür’ün puanları en yüksek olduğu için dünya şampiyonluğunu kazanarak ikinci kez aynı gururu yaşadık.

Fotogaleri