Amatör denizcilik-Erol Kepenek
admin
A | a
Amatör denizcilik-Erol Kepenek   Amatör denizcilik

Amatör denizcilik-Erol Kepenek


Amatör denizci, yelkenci DSTİ gönüllüsü Erol Kepenek, amatör denizciliğin ülkemizdeki sorunları ve çözüm önerileriyle ilgileniyor.
 

Mevzuatta aradım ancak bulamadım. Türk bayraklı özel teknelerin AIS cihazı alma zorunluluğu var mı? Konuyla ilgili bilgi verebilir misiniz? (Temmuz'15)

Müjdat Mutlucan

Sorunuzun iki kelimeyle cevabı; hayır, yok! Denizcilik Müsteşarlığı’nın 26640 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan tebliği Türk Bayraklı özel teknelere AIS (İngilizce açılımı "Automatic Identification System" olan otomatik tanımlama sistemi) zorunluluğu getirmiyor. Yönetmelik IMO kurallarına uygun olarak cihazı belli boy üzerindeki ticari yatlar, 12 kişi ve üzerinde yolcu taşıyan tekneler, büyük balıkçılar gibi sıralanabilecek bir dizi su aracına zorunlu kılıyor. Doğal olarak savaş gemilerinin AIS taşıma zorunluluğu yok.
Cihazın zorunlu kılınmasının ise, seyir emniyeti ve deniz güvenliğini artırmak, arama kurtarma faaliyetlerine katkıda bulunmak, deniz kazalarını önleyebilmek ve deniz kazalarında acil müdahaleyi sağlayabilmek, ÖTV indirimli yakıtın usulsüz kullanımını, insan kaçakçılığını önlemek, balıkçı gemilerini izleyebilmek gibi pek çok amacı var.
Ancak özellikle açık denizlere çıkan ve gece seyri yapan pek çok yatçı arkadaşım bu cihazın yararını kabullenmiş durumdalar ve teknelerine taktırıyorlar. Mesela yeni tasarım chartplotter’lar radar işlevi görmüyorlar ama teknenizde AIS olmasa bile çevrenizde AIS takılı tekne/gemi varsa alarm vererek sizi uyarıyorlar. 
Bence imkânınız varsa açık denize çıkıyor ya da gece seyirleri yapıyorsanız taktırmalısınız. Hem uzaktayken teknenizin nerede ne yaptığını izleyebilir hem de diğer gemilere görünür olursunuz.


Türk bayrağına geçiş (Şubat’14)
Daha önceleri size yazdığım her sorumu en ince ayrıntılarına kadar yanıtladığınız için çok teşekkür ediyorum. Bu yüzden her sorunumu yazmaktan çekinmiyorum. Eylül ayında yabancı bayraklı teknelerin Türk Bayrağı’na geçişini kolaylaştıracak bir yasa çıkacağını duydum. Ancak bu yasadan hâlâ bir haber yok. Ne aşamada olduğu hakkında bilgi alabilir miyim? Bu arada derginizde yayınladığınız sorular cevaplar kısımlarını ve bazı yararlanacağım başka konuları dosyalayıp sakladığımı belirtmek isterim. Biz denizcilere verdiğiniz katkılardan dolayı sizlere teşekkürü borç biliyorum.
Mehmet Şeynova
 
Mehmet bey, öncelikle güveniniz ve övgü dolu satırlarınız için teşekkür ederiz. Sorunuzun yanıtını biraz geciktirdiğimizin farkındayız ancak istedik ve bekledik ki bir gelişme olsun.Aldığımız duyumlara göre sizin de yazdığınız gibi ilgili birimlerde, yabancı bayraklı teknelerin Türk Bayrağı’na geçişini kolaylaştıracak bir yöntem arayışı sürüyor ancak ortada henüz tasarı haline getirilip mecliste komisyonlara iletilmiş bir metin yok.Tereddüt şu; daha önce yapılan düzenleme ile sadece 2.200 küsur tekne Türk Bayrağı’na geçiş yaptı, bu sayı çıkarılan kanunun getirdiği kolaylıklara rağmen beklentilerin çok altında kaldı! Bu azlığın nedenini biraz araştırdığınızda sonucun doğal olduğunu kabul etmek zorunda kalıyorsunuz. Çünkü pek çok kimse devlete güvenmiyor, basit bir borçla dahi devletle karşı karşıya kaldığında ilk hedefin teknesi olacağını biliyor! Bu nedenle, düzenleme tekrar yapılsa, bu defa da geçiş beklentilerin altında kalır diye tahmin ediyorum. Bu çapariz nasıl çözülür bilemiyorum…Amaç denizlerde Türk Bayrağı’nı çoğaltmak ise bunun doğru yolu, dünyanın her medeni ülkesinde olduğu gibi ikinci el teknelerde bayrak değiştirme hakkının koşulsuz verilmesidir. Çıkış yolu da Türk Ticaret Kanunu’nun içinde açıktır:Madde 940 Türk Bayrağı çekme hakkı ve yükümlülüğü(1) Her Türk gemisi Türk Bayrağı çeker.(2) Yalnız Türk vatandaşının malik olduğu gemi, Türk gemisidir.Beğendiğiniz bir tekneyi alırsınız ve bayrağınızı çekersiniz. Türk Bayrağı taşıyan her tekne vatan toprağını büyütür! Bence başka yol aramaya gerek yoktur.
 
Yabancı bir limana bağlanmak (Ocak’14)
Merhaba, benim iki sorum olacak: 1. Yabancı bir limana (örneğin Yunan Adası) kendi teknemle karaya çıkmamak kaydı ile belli bir süre bağlanabilir miyim? 2. Eğer bağlanabilirsem vizesi olan bir yolcu bırakabilir miyim? Yanıtınız için şimdiden teşekkürler.
Sedat Ertem
 
Sedat Bey merhabalar,
Teknenizle elbette yabancı bir limana bağlanabilirsiniz. Kullandığınız teknenin ‘özel tekne’ olduğunu düşünüyorum ancak bazı ön koşullar var.Öncelikle bir yabancı limana varabilmek için ülkeden çıkış yapmış olmalısınız. Yani Liman Başkanlığı’na ve pasaport polisine giderek teknenizle yurtdışı çıkış yapacağınızı beyan edip transitlog yaptırıp pasaportunuza çıkış damgası almanız gerekir. Pasaportu olmayan, çıkış damgası almamış kişilerle karasularımız dışına çıkmamanızı öneririm. Karşı ülke sizin çıkış damganıza bakmadan giriş onayı veriyor olsa da çıkış damgası almadan karasularımızı terk edip bir başka ülkenin karasularına girmeniz kanunen engellenmiştir. Karşı ülkeler genel olarak çıkış damgasına bakmaz. Onları ilgilendiren teknenin resmi belgelerinin bulunup bulunmadığı, sigortalı ve yolcuların pasaport sahibi ve vizeli olup olmadığıdır! Diyelim ki çıkış almadan gittiniz (!) diğer ülkede karaya çıkabilmeniz için (giriş kapısı olan bir limanda) liman polisine uğrayıp ülkeye resmi giriş yapmanız gerekir. Vize isteyen ülkeler için eğer vizeniz varsa sorun olmaz. Ya da sadece vizesi olan yolcuyu bırakıp ayrılacağınızı beyan ederek belli bir süre gözetim altında yanaşıp ayrılabilirsiniz. Ancak çıkış almadan karasularımızı terk ederken ya da ülkeye dönüşte karasularımıza girerken Sahil Güvenlik’le karşılaşmak pek de iyi olmaz.Diyelim ki çıkış aldınız ama vizeniz yok… Bir Yunan Adası’na ancak hava koşulları elverişli olmadığı için veya önemli bir arıza nedeniyle bildirimde bulunarak gözetim altında bir müddet için sığınabilirsiniz. Bunun dışında keyfi bağlanmanın yolu kapalıdır.Bir başka ülkenin karasularına girerken kanunen gerekli olmasa da o ülkenin bayrağını (nezaketen) sancak gurcataya çekmeyi ihmal etmeyiniz.
 
Motor vergisi (Aralık’13)
Sayın Naviga Teknik Kurul üyeleri,
Ben bir su ürünleri kooperatifinin ortağıyım. Sıfır bir makineyi KDV’siz alabilirim fakat bunu özel yelkenli tekneme monte edip ruhsata işletirsem makine faturasının KDV’siz olması sorun yaratır mı? KDV ödemek mecburiyetinde kalır mıyım? Cevaplarsanız sevinirim.
Hüsnü Kurt
 
Teknelerde ÖTV var ama motorda yok. Tekneyi motorsuz alırsanız önce % 18 KDV sonra da KDV’li fiyat üstüne % 8 ÖTV ödenir ki bu da toplamda % 27,44 vergi demektir.Teknenize bir de motor alıp takmak isterseniz, motor için sadece KDV ödersiniz ama tekneye takınca vergiler yeniden belirlenir. Teknenin tekne+motor çıplak fiyatı üzerine % 18 KDV hesaplanır, sonra da KDV’li toplam fiyat üzerine % 8 ÖTV hesaplanır ve doğan fark ayrıca yatırılır. Şöyle bir örnek yapabiliriz;Diyelim ki motorsuz tekne: 20.000 TL+ % 18 KDV=23.600 TLX % 8 ÖTV=25.488 TL teknenin KDV+ÖTV’li fiyatı.Oysa (motorun fiyatını 4.000 TL olarak kabul edelim) tekne işin başından itibaren motorlu olsaydı durum aşağıdaki gibi olacaktı:Motorlu tekne fiyatı 24.000 TLX % 18 KDV=28.320 TLX % 8 ÖTV=30.585,60 TL teknenin KDV+ÖTV’li fiyatı olacaktı.Tekneye motoru sonradan takınca aynı vergi miktarına ulaşmak için de sonradan ÖTV farkı ödemeniz söz konusu olacaktı yani;Motorsuz tekne 25.488 TL KDV+ ÖTV’li fiyatMotorun KDV’li fiyatı 4.000X % 18 KDV=4.720 TLFark: Motorlu tekne fiyatı KDV+ÖTV’li =30.585,60–25.488 TL motorsuz tekne KDV+ÖTV’li fiyatı=5.097,60 TL farkMotorun KDV’li fiyatı 4.000X % 8 ÖTV=4.720 TLTekneye takılan motor nedeniyle ödenecek ÖTV farkı: 5.097,60-4.720 =377,60TLDoğrulama: Motor 4.000X % 18 KDV=4.720X % 8 ÖTV=5.097,60TLBelki biraz karışık gelecek ama hesap böyledir.Özeti şu: Özel teknelere monte edilecek motorlar KDV’den muaf değildir.Motorunuzu mevcut teknenizin ruhsatnamesine işletirken KDV ödemeniz istenecektir.
 
Yunanistan giriş işlemleri ve vize (Kasım’13)
Eylül ayı içinde tekneyle İstanbul’dan Midilli Adası’nda Molivos’a gitmek istedim. Ancak gümrük işlemlerinin sadece Mytilini’de yapılabildiğini duydum ve seyahatten vazgeçtim. Seneye teknemi Bodrum’a götürmek istiyorum. Çanakkale’den çıkış yaparak Molivos, Mytilini, Sakız, Samos, Kos rotasını planladım. Molivos’da giriş yapıp kalabilir miyim? Mytilini 30 mil aşağıda kalıyor. Sakız’a geçerken herhangi bir işlem gerekiyor mu? Mytilini’ye giriş yaptıktan sonra Kos Adası’na kadar yaklaşık 15-20 gün gibi bir planım var. Pasaporta kalınan süre olarak 20 gün mü işlenir? Yolda geçen süre dikkate alınır mı? Yanıtınız için şimdiden teşekkürler.
Mehmet Şeynova
 
Mehmet Bey merhaba, Bir ülkeye denizden giriş yaparken, giriş işlemleri ancak Deniz Kapısı (Port of Entry) olan limanlarda yapılabilir. Molivos bir Deniz Kapısı olmadığına göre, oraya gitmek için önce bir Deniz Kapısı’ndan ülkeye giriş yapmış olmak gerekir. Yunanistan’a illa buradan giriş yapmak istiyorsanız, adanın batı yakasındaki körfez içinde bulunan (39° 05’,919 K-26°33’ 466 D) Setur Marina’ya gitmelisiniz. Setur Midilli Marina, Yunanistan’a giriş çıkış hizmetleri vermektedir. Yunanistan’a girdiğinizde size üzerinde boş kutular bulunan bir transit log veriyorlar. Giriş limanından sonra uğrayacağınız her limana giriş ve çıkışınızda bu kutulardan birisini kaşeletmeniz gerekir. Birçok küçük, önemsiz limanda polis bulunmadığı için o limana girişiniz ve limandan çıkışınız damgalanmayabilir. Yunanistan’ı terk edeceğiniz son liman yine bir kapı olmalıdır. Çıkış işleminiz yapılır ve transit log’unuz geri alınır, isterseniz de size bir kopyası verilir. Yine de limanlar arasında uygulamada farklılıklar olabileceğini daima aklınızda tutunuz. Seyirdeki süreler de o ülke sularında geçtiği için Yunanistan’a ilk girdiğiniz tarihten çıktığınız güne kadar geçen süre dikkate alınır. Süre konusunu vize süresi nedeniyle soruyorsunuz sanırım. Vize başvurusu yaparken tekne ile gideceğinizi ve ne kadar dolaşmak istediğinizi söylerseniz fazlası ile vize veriyorlar. Kazasız belâsız, güven içinde, mutlu seyirler diliyoruz…
 
EPIRB cihazı kaydı (Temmuz’13)
EPIRB cihazı almak istiyorum, kayıt ettirmem gerekir mi? Nasıl yaptırabilirim? Belli aralıklarla testini yapmak ve jurnallemek gerekir mi?
Barış Ünsalan
 
Kısa adı EPIRB (Emergency Position Indicating Radio Beacon=Acil Durum Konum Gösterici Telsiz Vericileri) olan tehlike uyarı sistemlerinin kayıt altına alınması ve izlenmesi zorunludur. Zaten cihazı satan kuruluş, EPIRB’i size teslim etmeden önce programlamak ve cihaza ülke koduyla bir kimlik tanımı yaptırmak/yapmak zorundadır. Ülke kodu tanımlanmış bir EPIRB cihazı ile ilgili bilgiler artık o ülkenin sorumluluğu altına girer. Bu noktadan sonra, ‘Türk Bayraklı’ tekne sahibi, teknenin ayrıntılı özelliklerini ve acil durumda ulaşılacak numaraları Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’ne bağlı ‘Telsiz İşletme Müdürlüğü’ne başvurarak kaydettirir ve ‘Arama Kurtarma Merkezi’ne de e-posta ya da faks yoluyla bilgi verir. Yabancı bayraklı tekneler de EPIRB cihazını bayrak ülkesine tanıtmak zorundadır. Eğer cihaz tanıtılmaz ise SAR (Search and Rescue) merkezleri kendilerine ulaşan acil yardım sinyallerini nereye yönlendireceklerini, kimleri haberdar edeceklerini bilemezler. Bu cihaz sadece ve sadece hayati tehlike, çatışma, yangın, teknenin batması gibi acil durumlarda kullanılır. Cihaz, acil durumda, yardıma ihtiyacı olan bir insan, gemi veya teknenin GPS pozisyonu ile kimliğini, uydular aracılığı ile MRCC’ye (Maritime Rescue Coordination Center-Deniz Kurtarma Koordinasyon Merkezi) iletir. MRCC, veritabanından EPIRB’in ait olduğu ülkeyi, gemiyi/tekneyi bulur, kiminle temas kurulacağını koordine eder ve o bölgeye en yakın SAR biriminin harekatı başlar.VHF mesafeleri dışında açık deniz seyirleri yapan teknelerin olmazsa olmazı sayılan EPIRB’in otomatik ve manuel çalışan modelleri vardır. Manuel çalışan modeller daha çok küçük gezi tekneleri için uygundur.SOLAS’a bağlı gemilerde ve ticari teknelerde kullanılan cihazların yılda bir kez test edilmesi zorunluluğu var. Özel tekneler için bu zorunluluk yok ancak güvenliğiniz açısından test ettirmekte fayda var. Jurnallemek gerekmiyor.Birkaç önemli not: Belki hiçbir zaman kullanmayacağınız EPIRB’inizi, acil durumda ulaşılması kolay bir noktaya konumlandırıp kullanma talimatını da cihazınızın yanında kolay okunur biçimde monte etmelisiniz. Çünkü unutmak çok kolay... Cihazı, serpinti ya da dalgaların doğrudan temas edeceği pozisyonda konumlandırmamalı, herhangi bir manyetik uyarıcı/pusula cihazından 1 radardan ve radar anteninden en az 2 metre uzağa yerleştirmelisiniz. Servis ve bakım için kapağının kolay açılabileceği bir pozisyonda yerleştirmek daha doğru olur. Bu konularda kesinlikle cihazın satıcısından detaylı bilgi ve yardım almalısınız.
 
Tekne ismi değiştirme (Haziran’13)
Tekneye isim alma işlemleri nasıl hallediliyor? Teknemin ismini değiştirmek istersem bu zor ve pahalı bir iş midir? Neler yapmam gerekiyor?
Nizami Koçak
 
Rahat olun, söz konusu işlem zor ve pahalı bir iş değil, paraya ihtiyaç yok... İlk defa kaydecek tekneler için tekne sahibi kayıt talebinden önce ölçümü yapacak Liman Başkanlığı’na başvurarak isim onayı almak zorundadır.Bunun başvuru için önce teknesine vereceği ismi idareden talep etmesi gerekir ve bu talebin internetten yapılması zorunludur. Bu işlem için Denizcilik Müsteşarlığı’nın internet sitesine (http://www.denizcilik.gov.tr/tr/online.asp) girilerek, ‘online işlemler’ bölümündeki ‘gemi isim işlemleri’ linkinden isim onayı başvurusu yapılır. İlgili internet sayfasına girildikten sonra tüm işlemlerin adım adım nasıl yapılacağı detaylarıyla anlatır. Burada önemli not: Bu bölüm sadece Internet Explorer 5.5 ve üzeri versiyonlarda çalışır. Chrome, Firefox gibi yazılımlarda bu işlemleri yapamazsınız! İlk defa kayıt edilecek teknenin mâliki veya işleteni, kayıt talebinden önce seçtiği tekne isminin mükerrer olup olmadığının kontrolünü bu ortamda yapabilir. Bu bölümdeki aşamaları tamamlayıp ilgili bölümleri doldurarak mevcut isim talep dilekçesinden çıktı alıp, isim teyidiyle birlikte, talep tarihinden itibaren iki ay içerisinde onay için ilgili liman başkanlığa iletilir. Başkanlık talebi değerlendirerek sonuçlandırır.Müsteşarlık tarafından onaylanmış isim, onay tarihinden itibaren iki ay içinde kesinleştirilip kullanılmadığı takdirde, sistem tarafından otomatik olarak serbest bırakılır. Teknenizde isim değişikliği yapmak isterseniz ise yöntem şöyle. Yine aynı sitede ‘talep nedeni’ başlıklı menüye geldiğinizde bu defa ‘yeni isim’ yerine ‘isim değişikliği’ başlığını seçerek adım adım gidince, eski isminizi terk edip yeni isim için başvuru yapabiliyorsunuz.
 
Mavi Kart (Mart’13)
Derginizi sürekli takip ediyorum. Soru ve cevaplar bölümünden çok faydalı bilgiler alıyorum. Benim sormak istediğim konu Mavi Kart uygulaması hakkında. Sayın Meriç Köyatası bu konuda çok yazdı. Ancak başka yerlerde zaman zaman birbiriyle çelişkili haberler okumaktayım.
1- Mavi Kart uygulaması nedir, Mavi Kart nereden alınır, ücretli midir?
2- Yabancı bayraklı tekneler için zorunlu mudur?
3- Katı ve sıvı atık toplama tekneleri bu atıkları nasıl nerede ve ne zaman topluyor? Açık denizde pis su tankım dolunca ne yapmam gerekiyor? Tankımı boşaltmak için kıyıya mı gitmem gerekiyor, yoksa tekneler açıkta gelip atık toplayacaklar mı?Genelgede kart için bir kullanım süresi belirtilmemiş ama merak ediyorum; Mavi Kart’ın süresi var mı?Yanıtlarınız için şimdiden teşekkürler
Mehmet Şeynova
 
Mehmet Bey merhabalar,
Yerli, yabancı yatçıların, balıkçıların, ticari teknelerin şimdilik Muğla ve Antalya bölgelerindeki en büyük sıkıntısını dillendirmeye fırsat verdiğiniz için teşekkür ederiz. Dediğiniz gibi bu konu hem ben, hem Turgay Noyan ama en çok da Meriç Köyatası tarafından defalarca işlendi. Kafa karışıklığınızı normal karşılıyorum çünkü uygulayıcı konuyu o kadar çok evirip çevirip yüzüne gözüne bulaştırdı ki “Mavi Kart uygulaması nedir?” sorunuzun cevabına içimden “Saçma sapan, eklektik, yasal dayanağı olmayan bir ucubedir!” demek geçiyor.Mavi Kart: T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın, Ağustos 2011-2428 sayılı genelgesiyle tarif edilen, gemilerin atık yönetimini kontrol etmek amacıyla üretilmiş bir elektronik karttır. Bugüne kadar MARPOL Ek-5 adı verilen Atık Bilgi Formu yerine geçecek Mavi Kart ile atık yönetim sisteminin daha hızlı ve kolay işleyeceği varsayılmaktadır!Mavi Kart marinalardan, yat limanlarından, çevre il müdürlüklerinden, balıkçı barınaklarından ve Liman Başkanlıkları’ndan temin edilebilir. Ücretlidir, fiyatı 20 TL’dir. Kartınız kaybederseniz yenisini almak için 100 TL ödersiniz. Muğla ili için 2011’de yürürlüğe göre genelgeye göre diğer illerimizde iki yıl içinde uygulamaya geçilmesi öngörülmektedir. Ancak şimdilik sadece Antalya ili Mavi Kart uygulaması kapsamına alınabilmiştir. Karasularımızda dolaşan yabancı bayraklı tekneler de 01.01.2013 tarihinden itibaren bu genelgeden sorumlu sayılmaktadırlar. Muğla ve Antalya bölgelerine giriş yapan yabancı bayraklı teknelere transitlog ile birlikte Mavi Kart verilmektedir. Eğer tekne başka bir bölgeden ülkeye giriş yapmış ve Mavi Kart almamış ise pilot bölgedeki marinalar, sahil güvenlik, acenteler veya limanlar tarafından uyarılmaktadır.Denizde atık alımı konusunda bu kartı başımıza saran TURMEPA’nın Marmaris, Göcek ve Çeşme’de atık alım teknelerinin olduğu, koylara gelip atık aldığı söyleniyor. Kimi de “Kimsenin geldiği filan yok, siz atık boşaltma noktasına gidiyorsunuz” diyor. Her tekneye ulaşabilen bir atık alım organizasyonunun mevcut olduğunu ben de düşünmüyorum.Denizde tankınız dolarsa ve seyirdeyseniz yapabileceğiniz yegâne hareket, MARPOL’ün 12 mil sınırının dışına çıkmak. Ancak kartınıza bu boşaltma işlenemeyeceği için Sahil Güvenlik sizi kontrol ettiğinde “Valla billa kakamı 12 mil dışarı çıkıp yaptım!” demeniz sizi kurtarmıyor. İspat edeceksiniz. “Olur mu öyle şey?” demeyin, bu ülkede olur! Eğer böyle bir durum yaşanacaksa atık boşaltımını tekne jurnaline ‘GPS kaydıyla’ mutlaka işleyin. Sahil Güvenlik cezayı keserse karşı dava açmanız için lazım olur! Mavi Kart’ta bir süre yok, sürekli kullanabiliyorsunuz ama neden ilk kart 20 TL de tekrar alırsan 35 kuruşluk plastik parçası 100 TL oluyor anlamış değilim!Ayrıca kart almamanın ya da usulsüz boşaltmanın cezasının da 9. 400 TL olduğunu hatırlatırım.Neredeyse bütün kıyı yerleşimlerinde, karasal atıkların doğrudan denize basıldığı bir ülkede uluslararası hukuka, MARPOL’e ve CE yönergelerine aykırı uygulamalarla çektirilen bu işkencenin nereye varacağı meçhuldür!
 
Yabancı bayraklı teknenin telsizi (Ocak’13)
Yabancı bayraklı bir tekne aldım. Ancak içinde telsizle ilgili herhangi bir evrak yok. Bu şekilde kullanabilir miyim? Ne yapmam gerekiyor?
Sadık Kerpeci

Yabancı bayraklı özel tekneler için kayıt belgesi ve karasularımızda dolaşabilmesi için transitlog yeterlidir. Karasularımızda, yabancı bayraklı gezi teknelerinde, yabancılar için telsiz kullanımı veya yabancı bayraklı gezi teknelerinin telsiz bulundurmaları ile ilgili bir kural bulunmamaktadır. Gerek gümrük gerekse liman başkanlıkları da telsizle ilgili belge sormuyorlar. Ancak yine de telsizin tekne demirbaş listesine kaydı gerekir. Tekneyi kullanan kişi Türk vatandaşıysa ise Amatör Denizci Belgesi olmalı ve dolayısıyla telsizle haberleşebilmesi için KMT (Kısa Mesafe Telsiz Operatörü) belgesi edinmesi gerekir. Sevgi ve saygıyla.
 

Ülke bayrağı çekmek mecburi mi? (Ağustos 2017)

Komşu ülke teknelerinin birbirlerinin kara suyuna girdiğinde komşu ülke bayrağının sancağa çekilmesi mecburiyeti var mıdır? Yunan bayraklı, özellikle yelkenlilerin bizim kara suyumuzda Türk Bayrağı çekmeden dolaştığını sıkça gördüğümden ve aslında yelken yaparken her karasuyu giriş çıkışında bayrak çekip indirmek zahmetli, hatta tehlikeli olduğundan bu soruyu sormak istedim. Eğer bayrak çekme mecburiyeti varsa, çekilmemiş olması halinde Yunan Sahil Güvenliği’nin uluslararası kural gereği uygulayabileceği müeyyide nedir? Ünsal Hekiman 
 

Ünsal Bey merhaba, yabancı ülke kara sularına girildiğinde o ülkenin bayrağını sancak gurcataya çekmek 50’li yıllardan sonra yaygınlaşmış ve günümüzde geleneğe dönüşmüştür. “Bu sulardaki otoritenin egemenliğini kabul ediyorum” anlamını taşır, zorunlu değildir, yasal bir yaptırımı yoktur. Zaten bu nedenle ‘Nezaket Bayrağı’ olarak adlandırılır. Özellikle yatçıların özen gösterdiği bir davranıştır. Ancak zorunlu olan fakat yatlarda pek de uygulanmayan ‘Sarı Bayrak’ (Q Bayrağı veya karantina bayrağı) konusu vardır. Bir ülkenin kara sularına girdiğinizde “Geçiş izni istiyorum/giriş yapacağım” anlamını taşır. Bu da sancak gurcataya çekilir. Mesela Yunanistan’a girerken aslında Yunan bayrağının altına sarı bayrak çekmek gerekir. Giriş işlemlerini bitirdiğinizde ‘giriş işlemlerimi tamamladım’ anlamına gelen sarı bayrağı indirir, sadece Yunan bayrağını gurcatada bırakırsınız. Uygulanıyor mu? Sanmam... Yunanistan ve Türk kara sularının  iç içe geçtiği bölgelerde bazı hızlı Yunan feribotlarının gün içinde Türk kara sularına birkaç kez girip çıktığını ve bayrak çekmediğini defalarca gözledim. Bazı arkadaşlarımın bu duruma “Vay, nasıl olur?” diyerek tepkiler gösterdiklerine de tanık oldum. Pek çok kişi yabancı ülke sularında sahil ülkesinin bayrağını çekmeyi zorunlu zanneder ama öyle değildir. Bu konuları BM Deniz Hukuku Sözleşmesi belirler ve üye ülkeler uymakla sorumludur.

BM Deniz Hukuku Sözleşmesi, sahili olsun olmasın bütün devletlerin gemilerine ‘zararsız geçiş’ hakkı verir. ‘Geçiş’ bir başka ülkenin kara suları içinde yapılacak seyir/seyrüsefer demektir. Rota değiştirmeden, duraklamadan, demirlemeden, bir limana girmeden yabancı ülkenin kara sularını kat etmek anlamındadır. Tabii ki, acil durum, makine bozulması, zor deniz koşulları, yardım çağrıları bundan istisnadır.

Rotanız yabancı ülkenin kara sularından geçiş yapmanızı gerektirebilir ancak sahildar ülke ‘zararsız geçiş’ yapacağınızı beyan etseniz bile geçişinizi engelleme hakkına sahiptir. Ayrıca bir ülkenin egemenlik alanına girdiğinizde o ülkenin otoritesine uymakla da yükümlü olursunuz. Sahil güvenlik ya da deniz polisi, gümrük vb. sizi kontrol etmek isteyebilir, “Yok kardeş ben sadece geçiyordum.” diyemezsiniz. Zararsız geçiş, sahil ülkenin barış, düzen veya güvenliğine zarar vermedikçe tehlikesizdir. Ayrıca askeri gemilerin geçişleri için ayrı kurallar vardır ama genellikle savaş gemileri, sularından geçiş yapacağı ülkeden izin almadan karasularına girmezler/giremezler, sıkıntı çıkar. Her zaman nezaket bayrağınızı çekin, nezaket görürsünüz. 


 

İlk kez ikinci el tekne alacaklar için alım-satım işleri nasıl yürüyor? Özellikle nelere dikkat etmem gerekir? Limandan limana kayıt, nakil, tekne isim değiştirme gibi işlemleri nasıl yapabilirim? Ufuk Erbaş

Ufuk Bey merhaba, sanırım özel kullanım için bir tekne bakıyorsunuz. Türk Bayraklı tekneler için izlenecek yol çok basit. Alıcı ve satıcı birer adet fotoğraf, nüfus cüzdanı fotokopisi ve teknenin ruhsatnamesini de yanlarına alarak herhangi bir liman başkanlığına birlikte gidiyor. Liman alıcıya bir hesap numarası veriyor. Alıcı, o hesaba yakındaki bir devlet bankasından ruhsat harcını yatırıyor, sonra da liman başkanının önünde teknenin devri hemen gerçekleşiyor. Yabancı bayraklı teknelerde ise durum tamamen farklı. Yabancı bayraklı tekneler genelde Delaware, Gibraltar, Isle of Man gibi ‘bayrak ülkelerinde’ bir şirkete ait oluyor. Tekne sahibinin aynı zamanda o şirketin sahibi ya da ortağı olması gerekiyor. Tekne sahibi ya şirketini size satıyor ya da siz bir şirket kurup tekneyi o şirket üzerine alıyorsunuz ve Türk karasularında kalabilmeniz için size yeni bir transitlog yapılıyor. Eğer talip olduğunuz tekne, yabancı bayraklı ise bu alışverişi bir acente aracılığı ile yapmanızı öneririm.

Limandan limana nakil de çok basit. Tekneninizi hangi limana nakledecekseniz, ruhsatnamenizle birlikte gidip “Teknemi bu limana kaydetmek istiyorum” diye dilekçe vereceksiniz. Eğer isim çakışması yoksa hemen yapılabilecek bir iş. İsim çakışması varsa, siz isim değiştireceksiniz. Teknelerde isim değiştirme ya da yeni tekne ismi alma konusunda UDHB’nin bir yönergesi var. İşlemlerinizi internet üzerindeki (https://atlantis.udhb.gov.tr/gemi_isim/web/basvuru_adim0.asp) adresinden adım adım yapabiliyorsunuz.

Sorunuzda “Özellikle nelere dikkat etmem gerekir?” diye bir bölüm var. Bu soru teknenin özellikleri ve durumu ile ilgili ise bakacağınız detay, tekneden tekneye değişir. İyi bir bütçe ve büyükçe bir tekne ise mutlaka deneme seyrine çıkmanızı ve ekspertiz yaptırmanızı öneririm. Ayrıca satın alma kararı vermeden önce teknenin beklentilerinizi tam olarak karşılayıp karşılamadığını tartmanız gerekir.


 

Türk bayraklı 31 feet bir tekne satın aldım. Teknede telsiz var fakat telsizle ilgili bir belge yok. Bu telsizi kayıt ettirmem gerekir mi? Gerekiyorsa nereye müracaat etmeliyim?
Ünal Kırdök (Haziran'19)

Ünal Bey merhaba, teknenizde mevcut telsiz ile ilgili herhangi bir belge yoksa maalesef kaydı mümkün değil! Ancak kayıt izi bulmak için bazı yollar deneyebilirsiniz. Örneğin; tekne yabancı bayraktan Türk Bayrağı’na geçmişse demirbaş kaydı olması gerekir, oradan iz sürebilirsiniz. Ya da telsizin marka model ve seri numarasıyla üreticiden/ithalatçıdan ilk faturayı bulmanız mümkün olabilir. Noter onaylı bir kopya edinirseniz, o da işe yarar.

Bu problemin çözümü için bulunduğunuz yere yakın bir Kıyı Emniyeti Müdürlüğü’nde ‘Telsiz’ masasına gidip edindiğiniz belgeyi ibraz ederek kayıt açtırabilirsiniz. Teknenin eski sahiplerinin izini sürerek de bir dokümana ulaşmanız da olasılık dahilinde. Belki eski kaydı bile çıkabilir, o zaman geçmiş yıllara dönük telsiz harçlarını ödemeniz gerekecek.

Diyelim ki hiçbir bilgiye ulaşamadınız ve yeni telsiz almanız gerekecek. O durumda önce edineceğiniz telsizin ‘proforma faturası’ ile kıyı emniyetine gidip ‘telsiz kurma izni’ alacaksınız. İzinden sonra telsizi alıp orijinal fatura ile yine kıyı emniyetine gidip ‘telsiz ruhsatı’ alacak ve her yıl harç yatırmayı ihmal etmeyeceksiniz. Ayrıca bu telsizi kullanabilmeniz için KMT (Kısa Mesafe Telsiz) ehliyetinizin olması gerekir. Bu arada özel teknelerin (belli bir boya kadar) telsiz taşıma zorunluluğu yoktur, bilginiz olsun.

 

Altı yıldır yurt dışında yaşıyordum. Bu sebeple sahibi olduğum teknemi fırsattan yararlanıp Türk Bayrağı’na geçiremedim. Kimi “Uygulama sürüyor” kimi de “O iş kağıt üzerinde geçerli, artık mümkün değil” diyor. Teknemi Türk Bayrağı’na geçirmem mümkün mü, değil mi? Serdar Özkaynak (ekim'18)

Bu konuda uzun zamandır sorular alıyor, biz de sizin gibi cevap bulamıyorduk. Çünkü uygulamada belirsiz bir durum vardı ve otorite bizim de sorularımıza net bir yanıt veremiyordu. Burak Kaleli adlı denizci arkadaşımızın CİMER’e (Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi) sorduğu soruya, Sektörel Analiz Düzenleme ve Uygulama Dairesi’nden gelen cevap sosyal medyada yayınlanınca, 01 Ekim 2018 tarihiyle uygulamaya yeniden başlanacağını öğrendik.

Sonunda Deniz Ticareti Genel Müdürlüğü ile Gelir İdaresi Başkanlığı arasında konunun denizciliğimize yararı üzerinde mutabakata varıldı ve durum netleşti. 01 Ekim 2018 tarihi itibarı ile Yabancı Bayraklı Teknelere Türk Bayrağı’na geçiş kolaylığı sağlayan 03.03.2017 tarih/2017-3 sayılı genelgenin yürürlüğünün devamına karar verildi. Karar, gerekçeleri ile birlikte Deniz Ticareti Genel Müdürlüğü’nün 62516309-155.06-E69531 sayılı tebliği, Genel Müdür Durmuş Ünüvar imzası ile 19.09.2018 tarihinde yayınlandı.

Yani yabancı bayraklı teknelerin Türk Bayrağı’na geçişi ikinci bir değişikliğe kadar  %1 KDV,  %0 ÖTV ile devam edecek. Bir terslik olmazsa, dergi yayına çıktığında bu uygulama zaten başlamış olacak.

Önerim bir an önce Türk Bayrağı’na geçmek için en yakın liman başkanlığına müracaat etmenizdir. Rüzgârınız kolayına olsun, sevgi ve saygıyla.

 

Sayın Naviga teknik kurul üyeleri, ikinci el Türk Bayraklı küçük bir tekne aldım, ismini değiştirmek istiyorum. Ama barınaktaki diğer tekne sahipleri ile konuşunca “O iş zor abi, isim şöyle yazılır, burasına yazılmaz, numara yazmak zorunlu” gibi her kafadan bir ses çıkıyor. Bu işin yolu yordamı nedir? Yardımcı olursanız sevinirim.
Nuri Göçmen (kasım'18)

Nuri Bey merhaba, yapılacak iş hiç de karmaşık değil. Önce isim değişikliği için onay almanız gerekiyor. Bunu yapmak için teknenize vereceğiniz ismi idareden talep etmelisiniz. Teknenizi bağlayacağınız liman başkanlığına kayıtlı aynı isimde başka bir tekne yoksa dilediğiniz ismi alırsınız. Aynı isimde başka tekne varsa ya başka isim ya da o ismin kayıtlı olmadığı bir liman bulmanız gerekecek.

İsim değişikliği talebi ise sadece internetten yapılabiliyor. Bu işlem için https://atlantis.udhb.gov.tr/gemi_isim/web/basvuru_adim0.asp internet adresinde ‘gemi isim talebi’ linkindeki sayfada işlemlerin nasıl yapılacağı adım adım anlatılır. Sayfayı okuyup ‘kabul ediyorum’ butonuna tıklayınca işlem sayfasına yönlendirilirsiniz. Burada hangi kütüğe bağlı olacağınızı seçmeniz gerekir (Maalesef bu bölümler İnternet Explorer 5.5 dışındaki web tarayıcılarla çalışmıyor! İdareye sorduğumuzda ‘portalın yakında yenileneceğini…’ söylediler). Seçtiğiniz ismin mükerrer olup olmadığının kontrolünü bu ortamda yapabilirsiniz. Teknenizde isim değişikliği yapmak istediğiniz için ‘talep nedeni’ başlıklı menüde ‘isim değişikliği’ başlığını seçerek adım adım gidince, eski isminizi terk edip yeni isim için başvuru yapabiliyorsunuz. Sonraki aşamaları aynı portaldan takip ederek yapabilirsiniz.

Aldığınız ismi tekneye yazma konusuna gelince bazı kurallar var. İsmi tekne üzerine yazdırmadan önce bunlara bir göz atmak gerekir:

Bu konuda Bağlama Kütüğü Uygulama Yönetmeliği madde 11 içinde iki yerde (4’üncü ve 5’inci maddelerde) net açıklama var:

4) Bağlama kütüğüne kayıtlı gemi, deniz ve içsu araçlarının bordalarının baş tarafının her iki yanına adı, kıçına da adı, bağlama limanı ve bağlama kütüğü numarası yazılmalıdır. Tam boyu 5 metrenin altında olan gemi, deniz ve içsu araçlarının adı, bağlama limanı ve bağlama kütüğü numarası bordalarında veya kıçında uygun olan bir yere okunabilir şekilde yazılması yeterlidir.

5) Ad, bağlama kütüğü numarası ve bağlama limanı, silinmez, bozulmaz ve okunaklı harf ve rakamlarla yazılır. Tam boyu 5 metre ve üzeri gemilerde harflerin ve rakamların boyu (yüksekliği) en az 10 santimetre, harfleri ve rakamları teşkil eden esas çizgilerin eni 2 santimetreden az olamaz.

Diğer dikkat edilecek konular ise şöyle özetlenebilir:

1. Teknenin kıçındaki yazıyı tekne giderken arkadan bakan biri görebilmelidir. Ayna kıçlı teknelerde kıça tek yazılır. Karpuz kıçlı teknelerde veya ‘double ended’ denilen teknelerde kıça dönmeye başladığı yere iskele ve sancağa iki defa yazılır.

2. Teknenin yandan görünüşünde başa yakın bir yere iskele ve sancağa sadece tekne adı yazılır. Bu yazı kıçtakinden küçük olabilir ama yine okunaklı olmalıdır. Teknenin bordasına reklam amaçlı yazı ya da görsel konulabilir.

3. Tekne ismi yazarken mümkün olduğu kadar okunaklı karakterler kullanılması gerekir. Yazı karakteri şık duruyor diye kağıt üzerinde bile okunması zor olan karakterler kullanmamak gerekir. Tekne adının altına yazılan kayıtlı limanın önüne ‘BL. veya L veya Limanı’ gibi yazıların yazılması gereksizdir!

İsimlerin yazılışlarının imla kurallarına uygun olması gerekir. Tereddüt halinde; Türkçe kelimelerde Türk Dil Kurumu’nun internet sayfasından veya MEB onaylı imla kılavuzlarından, yabancı kelimelerde sözlüklerden veya internetteki ilgili sayfalardan yararlanılır. İsimlerin tamamı büyük harflerle yazılır ve ismin sonuna hiçbir noktalama işareti konulmaz. İsimden sonra Romen rakamı (römorkörler hariç) konulmaz. İsimden önce rakam yazılmaz. Rakam verilmesi gereken durumlarda (aynı isimden birden fazla olması durumunda) isim ile rakam arasına bir karakter boşluk ( ) veya tire (-) işaretlerinden biri yazılır (Derya 1, Kaptan 3, Deniz-1, Yağmur-3) gibi ve rakamdan sonra harf ilavesi yapılmaz.

İsim içerisinde harfle kısaltma var ise, kısaltma harfinden sonra bir karakter boşluk ( ) veya nokta (.) konduktan sonra isim yazılır (A Deniz, H Kaptan, A.Deniz, H.Kaptan) gibi.

İsim, firma veya kişi isimlerinden oluşan iki kelimenin kısaltılmasıyla oluşacaksa ve iki kelimenin ayrımı yapılmak isteniyorsa, araya bir karakter boşluk ( ) veya nokta (.) konarak isim yazılır (Bodrum Denizcilik, Bo Den veya Bo.Den) gibi.

Yazım kurallarına göre bileşik yazılmayan isimlerde ve birden fazla kelimeden oluşan isimlerde her kelime arasına bir boşluk verilir (Şule Reis, Turgay Kaptan) gibi.

İsmin sonuna bir veya birkaç harften oluşan, tek başına mana ifade etmeyen, fakat herhangi bir kelimenin kısaltması olan harf ya da harf dizini eklendiğinde, kelimeden sonra bir karakter boşluk ( ) veya tire (-) işaretlerinden biri konduktan sonra harf ya da harf dizini eklenir. Ancak, yazılacak harfler romen rakamlarından (I,L,M,X,V gibi) olmaması gerekmektedir (Kaptan S, Numan ST, Kaptan-S, Numan-ST) gibi. İsim sonuna eklenecek harfler (‘) veya (/ ) işaretiyle ayrılmaz Deniz’s, Deniz/S gibi. İsim içindeki kelimeler arasına (& # / +) gibi işaretler konulmaz.

Denizler kolayınıza olsun.
 

Bu sene tekne almakta kararlıyım. Ancak Türk Bayrağı’na geçişle ilgili yasal düzenlemeyi kaçırdım mı acaba? Yani bunun bir süresi var mıydı? Bir de önümüzdeki yıldan itibaren yabancı bayraklı tekneleri neler bekliyor biliyor musunuz? Hamdi Dokuzoğuz (Mart'18)

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın 2017/3 sayılı tebliği ile Türk sahipli yabancı bayraklı teknelerin Türk Bayrağı’na geçebilmesi için bir kolaylık sağlanmıştı. Bu sırada sıfır teknelerin alımında da KDV  %1’e indirilip ÖTV’ye de istisna getirilmişti. Önceleri bu durumun 30 Eylül 2017’ye kadar süreceği konuşuluyordu fakat henüz yeni düzenleme yapılmadığı gibi ne zamana kadar süreceği ile ilgili bir bilgi de mevcut değil.

Şimdi, ithal ya da yerli, yeni bir tekneyi  %1 KDV ve sıfır ÖTV ile alabilirsiniz. Ancak ikinci el yabancı bayraklı bir tekne alacak olursanız, Türk Bayrağı’na geçirmeniz mümkün değil.

Tabii ki alacağınız tekneye isterseniz, yabancı bayrak çekebilirsiniz, bu bir tercih. Ancak teknelerimizin Türk Bayrağı taşımasını amaçlayan bu düzenlemeye rağmen yabancı bayrak taşımakta ısrar edenlere otoritenin Türk karasularında kalış süresini kısıtlaması, uzun süreli kalmak isteyenlerden bedel talep etmesi gibi bir takım zorluklar çıkaracağını öngörmek lazım.

Örneğin; herhangi bir sahil güvenlik denetiminde transitlog’da ismi olmayan bir kişinin bile teknede bulunması durumunda, SG’nin yaptırımı kaçınılmaz olacaktır.

Deniz, rüzgâr ve sevgiyle kalın…

 

Derginizi senelerdir ilgiyle okuyorum, amatör denizciliğe ve deniz kültürüne katkılarınızdan ötürü özellikle tebrik eder, aşağıdaki sorumun cevabı için peşin teşekkürlerimi sunarım. Komşu ülke teknelerinin birbirlerinin kara suyuna girdiğinde komşu ülke bayrağının sancağa çekilmesi mecburiyeti var mıdır? Yunan bayraklı, özellikle yelkenlilerin bizim kara suyumuzda Türk Bayrağı çekmeden dolaştığını sıkça gördüğümden ve aslında yelken yaparken her karasuyu giriş çıkışında bayrak çekip indirmek zahmetli, hatta tehlikeli olduğundan bu soruyu sormak istedim. Eğer bayrak çekme mecburiyeti varsa, çekilmemiş olması halinde Yunan Sahil Güvenliği’nin uluslararası kural gereği uygulayabileceği müeyyide nedir? Ünsal Hekiman (ağustos'17)

Ünsal Bey merhaba, öncelikle Naviga için yazdığınız övgü dolu satırlara teşekkür ederiz. Yabancı ülke kara sularına girildiğinde o ülkenin bayrağını sancak gurcataya çekmek 50’li yıllardan sonra yaygınlaşmış ve günümüzde geleneğe dönüşmüştür. “Bu sulardaki otoritenin egemenliğini kabul ediyorum” anlamını taşır, zorunlu değildir, yasal bir yaptırımı yoktur. Zaten bu nedenle ‘Nezaket Bayrağı’ olarak adlandırılır. Özellikle yatçıların özen gösterdiği bir davranıştır.

Ancak zorunlu olan fakat yatlarda pek de uygulanmayan ‘Sarı Bayrak’ (Q Bayrağı veya karantina bayrağı) konusu vardır. Bir ülkenin kara sularına girdiğinizde “Geçiş izni istiyorum/giriş yapacağım” anlamını taşır. Bu da sancak gurcataya çekilir. Mesela Yunanistan’a girerken aslında Yunan bayrağının altına sarı bayrak çekmek gerekir. Giriş işlemlerini bitirdiğinizde ‘giriş işlemlerimi tamamladım’ anlamına gelen sarı bayrağı indirir, sadece Yunan bayrağını gurcatada bırakırsınız. Uygulanıyor mu? Sanmam…

Yunanistan ve Türk kara sularının iç içe geçtiği bölgelerde bazı hızlı Yunan feribotlarının gün içinde Türk kara sularına birkaç kez girip çıktığını ve bayrak çekmediğini defalarca gözledim. Bazı arkadaşlarımın bu duruma “Vay, nasıl olur?” diyerek tepkiler gösterdiklerine de tanık oldum. Pek çok kişi yabancı ülke sularında sahil ülkesinin bayrağını çekmeyi zorunlu zanneder ama öyle değildir. Bu konuları BM Deniz Hukuku Sözleşmesi belirler ve üye ülkeler uymakla sorumludur.

BM Deniz Hukuku Sözleşmesi, sahili olsun olmasın bütün devletlerin gemilerine ‘zararsız geçiş’ hakkı verir. ‘Geçiş’ bir başka ülkenin kara suları içinde yapılacak seyir/seyrüsefer demektir. Rota değiştirmeden, duraklamadan, demirlemeden, bir limana girmeden yabancı ülkenin kara sularını kat etmek anlamındadır. Tabii ki, acil durum, makine bozulması, zor deniz koşulları, yardım çağrıları bundan istisnadır.

Rotanız yabancı ülkenin kara sularından geçiş yapmanızı gerektirebilir ancak sahildar ülke ‘zararsız geçiş’ yapacağınızı beyan etseniz bile geçişinizi engelleme hakkına sahiptir. Ayrıca bir ülkenin egemenlik alanına girdiğinizde o ülkenin otoritesine uymakla da yükümlü olursunuz. Sahil güvenlik ya da deniz polisi, gümrük vb, sizi kontrol etmek isteyebilir, “Yok kardeş ben sadece geçiyordum.” diyemezsiniz.

Zararsız geçiş, sahil ülkenin barış, düzen veya güvenliğine zarar vermedikçe tehlikesizdir. Ayrıca askeri gemilerin geçişleri için ayrı kurallar vardır ama genellikle savaş gemileri, sularından geçiş yapacağı ülkeden izin almadan karasularına girmezler/giremezler, sıkıntı çıkar.

Her zaman nezaket bayrağınızı çekin, nezaket görürsünüz.

 

Tekneler-botlar Türk Bayrağı’na geçerken ABD şirketten şahsa devrediliyor diye biliyorum. Bu şekilde olduğunda acaba sigortasının da değişmesi gerekiyor mu? Erhan Haskaya (ağustos'17)

 Erhan Bey merhabalar. Türk Bayrağı geçişinde tekne Amerikalı şirketten bir şahıs üzerine devir ediliyorsa, normal olarak sigorta ettirenin de o şahıs olması gerekir. Çünkü hasar durumunda sigorta şirketi hasarı sigorta ettirene ödeyecektir. Bu basit bir zeyil-name ile hallediliyor.


Bugünlerde teknelerin Türk Bayrağı’na geçişi konusunda büyük hareketlilik var. Hepimiz merakla bekliyoruz. Benim de ABD bayraklı bir teknem var. Merak ettiğim şey şu: Türk Bayrağı’na geçiş ile ilgili düzenleme gerçekleşince ABD’deki şirketimi kapatmam zor olur mu? Ne kadar sürer? Şirketi kapatmak için hangi prosedürü izlemem gerekir?
Hilmi Sözen (şubat'17)

Hilmi Bey merhaba, sizin de tahmin ettiğiniz gibi, beklenen düzenleme Meclis Genel Kurulu’nda kabul edildi. Ancak uygulamanın nasıl olacağı konusunda bakanlığın bir yönetmelik düzenlemesi gerekecek. Bu düzenleme henüz hazır değil. Düzenleme bu yazının yayınlandığı tarihten önce çıkmış olursa detaylara oradan ulaşacağız.

ABD’deki şirketin kapatılması ile ilgili uygulamada bir değişiklik olacağını sanmıyorum. Amerika’daki şirketi terkin etmek zor bir iş değil ama yine de bu işleri bir müşavir aracılığı ile yaptırmanızı öneririm. Yabancı bayraktan Türk Bayrağı’na geçiş sürecinde bir önceki uygulamada yapılan işlemler şöyle idi.

1- ABD Register bürosundan terkin talep edilir. Terkin yazısı geldikten sonra noter onaylı tercüme yaptırılır.

2- Gümrük müşaviri tarafından beyanname düzenlenir.

3- Demirbaş eşya listesi hazırlanır.

4- Deniz Ticaret Odası’ndan bir bilirkişi tarafından kıymet takdiri yapılır.

5- Liman Başkanlığı’na müracaat edilerek tekne ölçümü yaptırılır ve Bağlama Kütüğü Ruhsatı talep edilir.

Ancak meclisten geçen yasadan anladığım kadarıyla, devlet bu sefer Türk Bayrağı’na geçişte herhangi bir vergi/rüsum/harç talep etmiyor gibi görünüyor. Dolayısıyla kıymet takdiri, bilirkişi gibi şeylere belki de ihtiyaç olmayacak. Yönetmelikten sonra göreceğiz.


 

Benim Mavi Kart uygulaması konusunda sorularım var. Cevabınız için şimdiden teşekkürler.

- Mavi Kart uygulaması tüm denizlerimizde geçerli midir?

- Pis su ve gri su tankları ayrı mı olması gerekiyor? Benim teknem eski model. Gri su için ayrı tankım yok. Ayrı tank koyabileceğim müsait yerim de yok. Lavaboda kullandığım suyu, üç yollu vana ile tanka veya açık denizde dışarıya deşarj ediyorum. Bu durum uygulamaya uygun mu?

- Bir arkadaşımın 8 metre teknesi var. Fazlaca liman dışına çıkmıyor. Tuvaletini iptal etmek istiyor. Tuvaleti olmayan tekneler için uygulama nasıl oluyor.

Ayrıntılı olarak açıklarsanız memnun olurum.

Mehmet Şeynova (ocak'17)

Mehmet Bey merhaba, öncelikle, amatör denizciliğimizin önemli sorunlarından biri olan Mavi Kart uygulamasını gündeme taşıdığınız için teşekkür ederim.

İlk günden beri karşı durduğumuz bu uygulama maalesef, yeterli altyapı oluşturulmadan, özel tekneler için dünyanın hiçbir yerinde örneği olmayan bir katılıkta, üstelik de ağır cezalarla ve inatla yaygınlaştırılmaya çalışılıyor.

İstatistikler, denizlerde özel yatların yarattığı kirliliğin, kentlerin yarattığı kirliliğin on binde birinden az olduğunu söylüyor. Tüm sahillerimizde, her gün sahilden 300/500 metre açığa, kentin binlerce ton pisliği arıtılmadan sorgusuz sualsiz basılıyor. Ancak siz Mavi Kartınızı iki ay işletmediniz diye +14.000 TL ceza ile muhatap olabiliyorsunuz!

Oysa MARPOL73/78, Barcelona Convention gibi uluslararası düzenlemeler siyah suyun belli koşullarda denize deşarj edilmesine olanak tanıyor. Hatta, Barselona Sözleşmesi’nde küçük teknelere kıyı alanları için bile bir takım muafiyetler var.

Bu konu başlı başına bir yazı konusu ama izninizle burada sadece sorularınıza mevzuat çerçevesinde yanıt vermeye çalışacağım.

1- Evet, Mavi Kart uygulaması, 2013 yılında yayınlanan genelgeye göre 01.01.2016 tarihinden beri tüm denizlerimizde geçerli sayılıyor.

2- Özel Teknelerin Kaydı Belgelendirilmesi… Tebliğ ek-4’e göre, tuvaleti olan teknelerde pis su tankı bulunmak zorundadır. Ancak gri su tankı ile ilgili bir açıklama yok. Ticari yatlarda gri su tankı ile ilgili bazı zorunluluklar bulunuyor. Bizlerin zorunluluğu yok ama kanuna göre denize atık bırakma konusunda çapariz var. Uygulamada sıkıntı ile karşılaşmamak için bulaşık suyunu denize vermemek ve siyah tanka bağlamak bir çözüm. Çünkü Çevre Kanunu’nda yasak koyan Madde 8 “Her türlü atık ve artığı…” diye başladığı için balıklara yemek artığı ekmek atmanız bile suç oluyor! Gülmeyin lütfen…

-Arkadaşınız, teknesindeki tuvalet ile birlikte bulaşık ya da temizlik için su kullanımını da iptal ederse herhangi bir tank bulundurması gerekmez. Ancak deterjan kullanarak bulaşık yıkasa (’marin’ deterjanla bile), atığını denize veremez.

Deniz, rüzgâr ve sevgiyle...

 

Bakanlar Kurulu’nun gezi gemileri, yatlar, kotralar ve teknelerden alınan ÖTV’yi sıfırlamasıyla ilgili olarak bir sorum var. Burada kastedilen tam olarak hangi boyutlarda ve tonilatoda tekneler acaba? Bu konuyla ilgili biraz ayrıntı verebilirseniz sevinirim. Teşekkürler. Emin Seçkin (nisan'17)

Resmi Gazete’nin 27.01.2017 tarihli ve 29961 sayısında yayımlanarak yürürlüğe giren 6770 sayılı kanun ile Türk Bayrağı’na geçiş teşvik edilmiş, 29996 sayılı Resmi Gazete’de yürürlüğe giren 2017/3 sayılı tebliğ ile de yabancı bayrakta bulunan teknelerin Türk Bayrağı’na geçmesine ilişkin yapılacak iş ve işlemler belirlenmiştir. Özeti şöyle;

Türk vatandaşlarının 27.01.2017 tarihinden önce sahip olduğu ve yabancı bayrakta bulunan teknesine, Bağlama Kütüğü’ne kayıt ettirerek Türk Bayrağı çekebilmesi için;

- KDV oranı   %1’e, ÖTV oranı 0’a indirildi.

- Teknelerin ithaline ilişkin iş ve işlemler, gümrük vergisi dahil her türlü vergi, resim, harç, fon ve paylardan istisna tutuldu.

- Teknelerinin ithalinden önceki dönemlere ilişkin edinimden kaynaklı vergi incelemesi veya tarhiyat yapılamayacağı karara bağlandı.

- Bağlama Kütüğü’ne kayıtlı teknelerin vize harçları kaldırıldı.

- Diğer taraftan işlemlerin, hiçbir aracı kişi veya kuruluşa gerek kalmaksızın, kısa sürede ve pratik şekilde liman başkanlıklarında tekne sahibi veya yetkilendireceği temsilciler tarafından yapılabilmesi için kolaylıklar getirildi.

Burada atlanmaması gereken ayrıntı gümrük konusu; tekne sahiplerinin ödemesi gereken   %1 oranındaki KDV’nin hesaplanmasında, gümrük müdürlüğü tarafından kurulan Değer Tespit Komisyonu karar verecek. Sanırım sigorta bedeli ölçüt olacak.

Anlıyoruz ki yasada ÖTV ile ilgili boy, tonilato, sahiplik, teknenin ticari ya da özel olması ile ilgili herhangi bir kısıt yok. Bir transatlantiğiniz varsa getirip Türk Bayrağı çekebilirsiniz…

SS/Deniz, rüzgâr ve sevgiyle...

 

“Tekne sahibi olmak istiyorum ama belli ki tek başıma almam mümkün olmayacak. Kulağıma tekne paylaşım sistemleriyle ilgili bir takım bilgiler geliyor ancak bu sağlıklı bir yol mudur emin olamadığım için bir bilene sormak istedim. Tekne paylaşım sistemi nedir? Tavsiye eder misiniz? Çok teşekkürler.”
Serdar Köksal (eylül'17)

Son zamanlarda bu soruyu çevremizde daha sık duyar olduk. Ancak bu ucu çok açık bir konu, birkaç yönden bakmak gerek. Baştan söylemekte yarar var. Dergi adına tavsiye etmek/etmemek gibi bir sorumluluğumuz olamaz, bu alanda faaliyet gösteren şirketlere haksızlık olur. İyi bir organizasyona denk gelir mutlu olur, beceriksiz bir ortama düşer mutsuz olursunuz.

Son yıllarda “Tek başıma tekne alamam”, “Yıllık masrafı çok, bakamam”, “Neden bu kadar para ödeyeyim?”, “Bakımı, personeli, uğraşamam” gibi onlarca sebep pek çok insanı, ülkemizde de tekne devre sistemi, denizde devre tekne, yat paylaşım sistemi gibi isimlerle anılan, dünyada ‘Fractional Yacht Share’ denilen sisteme yönlendirdi. Sorunuzdan, nasıl bir tekne hayali kurduğunuz tam anlaşılmıyor ama ülkemizde bu sistemi aşağı yukarı benzer koşullarla guletler, motoryatlar ve yelkenli yatlar için uygulayan ekipler var. Sistem tabii ki tatil, konfor ve kolaylık açısından bakıldığında önemli avantajlar sağlıyor. Eğer bu konuda bir karar alacaksanız işbirliği yapacağınız şirkette yat paylaşımına katılmış kişilerden birileri ile tanışıp, en azından mutlu olup olmadıklarını anlamaya çalışmakta fayda var.

Bu konuda çeşitli uygulamalar bulmak ya da üretmek mümkün. Kiminde bir tekneyi altı kişi, kiminde 26 kişi 52 haftayı (yaz/kış) dönüşümlü paylaşır. Bu teknelerin barınma, bakım, tutum, temizlik, sigorta gibi her türlü işini bir şirket yapar ve siz sadece bir kontrat yapıp parasını ödersiniz. Bu kontratlar üç/beş yıl gibi olabilir, bitince ayrılır ya da kontratınızı yenilersiniz.

Tekneler genel olarak çok yıpranmadan satılıp yenileri alınır. Genel hesap tekne finansmanı+işletme giderleri+işletmeci kâr payı üzerinden yapılır. Ekonomik mi? Evet ekonomik. Kolay mı? Evet, kolay. Tekne sahibi olmakla aynı şey mi? Hayır, tekne sahibi olmak kız çocuğu sahibi olmak gibi bir şey.

 

Nihayet aradığım tekneyi buldum ancak bir şirket üzerine kayıtlı. Yani ticari olarak görünüyormuş. Denilene göre ticari teknenin bireysel olarak herhangi birine devri mümkün değilmiş. Bu doğru mu? Değilse prosedür nedir?
Yusuf İncesel (ekim'17)

Size ‘Ticari tekneler özel tekneye dönüşemez’ denilerek yanıltıcı bir bilgi verilmiş. Ticari tekneyi özel tekneye çevirmek elbette mümkün. Ancak ticari tekneler 3065 sayılı kanunun 13. maddesi uyarınca KDV’den muaftır. Yani edinilirken büyük ihtimal KDV ödenmemiştir. Dolayısıyla satış yoluyla ya da ticari faaliyetten vazgeçmek sebebiyle tekne ticariden özele geçecek ise vergisel sorumluluk doğacaktır.

Tekne limanda kayıtlı ise işiniz kolay. Tekne özel tekne olarak satılıyor ise satış/güncel değeri üzerinden faturası kesilir, o değer üzerinden   % 18 KDV ödersiniz, tekneye yeni bağlama kütüğü ruhsatnamesi düzenlenir, konu kapanır. Eğer tekneyi satmayıp şirket bünyesinde tutacaksanız limana, ‘tekneyi ticari faaliyetten terkin ettiğinizi’ bildirmek ve bağlama kütüğü ruhsatınızı da ona göre değiştirmekle sorumlusunuz.

Eğer tekne gemi siciline kaydedilmiş ve özele satılacak ise önce Vergi Dairesi’ne müracaat edip Takdir Kıymet Komisyonu’nun değer belirlemesini istemeniz gerekecek.

Komisyonun belirleyeceği değer üzerinden   % 0.21 civarında bir harç vergi dairesine yatırılır. Satış ve fatura işlemleri de bu değer üzerinden yapılır. Burada en iyi yöntem: gemi siciline, tekneyi ‘ticariden özele’ çevirmek istediğinizi beyan ederek tekneyi sicilden terkin etmek ve dilediğiniz limana özel tekne olarak kaydedip satış işlemini ondan sonra yapmak olarak görünüyor. Kolay gelsin…

 

Uzun zamandır bir tekne arıyordum kendime ve nihayet buldum. Ancak tekne İngiliz bayraklı. Ben Amerikan bayrağına çevirmek istiyorum. Eğer bu tekneyi alırsam beni bekleyen prosedür nedir? Yoksa hiç uğraşma vazgeç mi dersiniz?
Memed Bilgin Aydın (eylül'16)

Dünyanın tüm medeni ülkelerinde ikinci el satın aldığınız bir teknede bayrak değiştirmeniz mümkün iken maalesef ülkemizde yasalar bir şekilde bayrağınızı taşımanıza engel oluyor. Neden diye sorsanız, “Aman efendim, yerli sanayi...” filan diye sonu gelmez nutuklar dinliyorsunuz. Rekabetin kalite getirdiğini anlamamış bir yönetim anlayışı yıllardır sürüp gidiyor. Bu yüzden bayrak taşıma hakkı olan binlerce amatör denizcinin teknesi bayrağımızı dalgalandıramıyor. Türk bayrağı taşıyan her teknenin, vatan toprağını metrekaresi kadar büyüteceğini anlatabilsek ne güzel olacak. Yıllardır aradığınız tekneyi iyi şartlarla bulup alıyorsunuz maalesef sonunda yabancı bayrak taşımak zorunda kalıyorsunuz.

Sözünü ettiğiniz teknenin işlemi çok karmaşık değil ama yine de bu işi bir acente aracılığı ile yapmak hayatınızı kolaylaştıracaktır. Zira tekne Türkiye’de ise ve sahibi şahıs ise başka, şirket ise başka işlemler var.

Tekne için önce İngiliz bayrağından terkin edildiği yazısı alınacak. Daha sonra Delawere-ABD’de bir şirket kurulacak. (Bu arada Delawere bayrak konusunda yeni kararlar alıyor: Bakınız Naviga Ağustos sayısı). Satış için ‘bill of sale’ (satış faturası) düzenlenerek tekne o şirkete satılacak. Sonra şirket adına apostil belgesi ve ‘register’ alınacak. Sigorta yapılacak ve tüm bu belgeler noter onaylı olarak tercüme ettirilecek. Sonra limandan yeni transitlog yapılacak.

Bu arada tekneyi Türkiye’den alıyorsanız Gümrük Kanunu 238/1’e göre cezası olup olmadığını mutlaka öğrenin sonra sorun olmasın. Zira bu bedel teknenin yaşına enine boyuna sigorta değerine ya da gümrükçünün insafına göre değişebilir.

Aslında madem yabancı bayrak taşıyacaksınız yine İngiliz bayrağı yapabilirsiniz. Biraz daha masraflı ama dünya denizlerinde Delaware bayrağına göre daha prestijli olduğunu düşünüyorum. Bunun için Cebelitarık ya da bir başka ‘common wealth’ (milletler topluluğu) ülkesinde şirket kurarak aynı işlemleri yapmanız gerekecek.

Tanrı, denizcilerimizi yabancı bayrak taşımak zorunda olmaktan tez zamanda kurtara...

 

Kışın tekneme gitmeyi ve orada vakit geçirmeyi çok seviyorum. Ve önümüzdeki kışa doğru içine odun yakabileceğim bir soba kurmak istiyorum. Bu mümkün mü? Mümkünse güvenli bir yol mu? Nelere dikkat etmem gerekiyor?
Haluk Karaçay (mayır'16)

Son zamanlarda özellikle klasik tekne kullanıcılarının forumlarda cevabını aradığı soru sonunda bize de geldi.Teknede odun sobası son derece hoş görüntülü, nostaljik bir ısınma yolu ama keyfi kadar zor yanları da var. Kış aylarında tekneyi ısıtmak için en çok kullanılan yöntem klimalar ya da tekne kaloriferleri. Ama tabii bunların ciddi elektrik tüketimleri var. Küçük teknelerin fanlı ısıtıcılarla ya da ocak üstü tuğla, saksı gibi basit yöntemlerle ısıtılması elbette mümkün ama şık bir odun sobasının tadını hiçbir şey vermez. Tabii odun depolamak, kül biriktirmek biraz külfetli iş.

Genellikle kuzey ülkelerinde çok kullanılan, İngiliz, İsveç ya da Kanada malı çok güzel tekne sobaları var. Karadeniz’de de balıkçı tekneleri büyük kuzine sobalar kullanıyorlar ama ufak teknelerde soba her zaman kullanışlı olmuyor. Teknede odun sobası kurarken dikkat edilmesi gereken birkaç önemli nokta var.  Bunları, rutubete ve tuza muhatap olacağı için paslanıp bozulmayacak dayanıklı iyi bir soba seçmek; sobayı düzgün şekilde sabitlemek; iyi bir baca sistemi geliştirmek ve karbondioksit sızıntısına fırsat vermemek olarak sıralayabiliriz. Baca çıkışını uygun yapmak neden önemli? Çünkü bacadaki sıcak hava çıkışı kaportayı bozabilir. Bu nedenle kaporta geçişini iç içe ikili boru sistemi ile yapıp çok iyi yalıtmak gerek. Bu düzenekte dıştaki boru ile temiz havayı sobaya taşıyıp, tekne içindeki oksijen kaybını engellemek de mümkün, bu tip çalışan kapalı soba sistemleri de var. Bu yapıda dış borudan geçen soğuk hava aynı zamanda iç borudaki sıcak baca gazını da soğutarak kaportaya zarar vermesini engelliyor.
İyi ısınmalar.
 

Amatör Denizci Belgesi,  Kanaryalar ya da BVI’da geçmiyor. Ben de RYA, ASA, ICC gibi bir sertifika almak istiyorum. Bunların hangisi daha makbul ve sancısız temin edilir, Türkiye’de hangi firma aracılığı ile almak gerekir?
Onur Karakuş (nisan'16)

Onur Bey merhaba, sizin de belirttiğiniz gibi ülkemizde geçerli olan ADB (Amatör Denizci Belgesi) maalesef dünyada kabul gören bir sertifika/ehliyet değil. Aslında gelişmiş ülkelerde amatör denizcilere, hele kendi teknelerini kullanıyorlarsa genel olarak bir ehliyet