Yelken donanım-Kaan İş
admin
A | a
Yelken donanım-Kaan İş   Yelken donanım

Yelken donanım-Kaan İş


22 yıldır yelken imalatı ve tasarımı üzerine çalışan Kaan İş, Quantum Sail Design Group Türkiye temsilcisi ve profesyonel yelkenci.


Sarma yelken sistemi bilyaları (Mart’14)

Sarma yelken sistemlerindeki bilyaları ne sıklıkla yağlamak gerek? Hangi yağı kullanmam en doğrusu olur? Yağlamazsam ne olur? Teşekkürler
Emin Odabaşı

Sorduğunuz sorunun yanıtı sistemde kullanılan bilyaların cinsine göre değişir. O yüzden genele göre bir cevap vereceğim. Sarma sistemindeki bilyalar genellikle torlon olduğu için yağlanmaz. Tatlı su ile yıkamak yeterlidir. Çok istenirse bu işler için WD40, MC Tube gibi spreyler de kullanılabilir ama her marka ve modele göre değişiklik gösterir.
 

Yelken yenileme (Nisan’13)
96 model 40 feet yelkenlim var. Neredeyse aynı yaşta olan yelkenlerimi ne zaman yenilemem gerektiğini nasıl anlarım?
Muhittin Ertunç

Yelkenlerin ömrünü iki farklı bakış açısıyla değerlendirebiliriz. Bunlardan ilki kumaş diğeri ise performans ömrüdür. Kumaş ömrü gözle görülebilen deformasyonlarla tespit edilebilir. Yelkenlerimizi ilk kullanmaya başladığınızda görünmeyen potlar sizi rahatsız edecek kadar dikkatinizi çekmeye başladıysa, fazladan hiçbir zorlama olmadan yelkeninizde yırtıklar veya dikiş sökükleri oluşmaya başladıysa kumaşı ömrünü tamamlamak üzere demektir. Deformasyonlar kumaş tiplerine göre farklılık gösterebilir. Lamine yelken kullanıyorsanız bunlar güngörmez yakası kenarlarındaki ufak kesik kesik yırtıklar olarak ortaya çıkar. Bu yırtıklar görülmeye başladığında ilk başta bu onarılabilir ancak bir süre sonra değiştirilmesi gerekir. Yelkeniniz dokuma kumaş ise kağıt gibi ikiye katladığınızda ve elinizle yırtmaya çalıştığınızda sonuç alıyorsanız kumaş özelliğini kaybetmiş demektir. Tabii bu denemeyi en çok güneşe maruz kalan güngörmez yakasında ve/veya tepe takviyesinin hemen altında yapmalısınız. Teknenin hızı ve ne kadar rüzgâraltına yattığı ise yelkenlerimizin performans durumunu haber veren en doğru göstergedir. Genellikle dokuma kumaş kullanılan yelkenlerde karşılaşılan bir problem olup lamine kumaştan üretilen yelkenlerde de rastlanabilir. Kumaşın zaman içerisinde esneyerek formunu kaybetmesi sonucu tekneniz daha yavaş gitmeye başlayacak ve sağanak geldiğinde hemen ivmelenmek yerine önce rüzgâraltına doğru yatıp sonra hızlanmaya çalışacaktır. Bu durum hem konforunuzu kaçıracak hem de sizi yavaşlatarak dikkatinizi çekecektir. Tekneniz normalden daha fazla rüzgâraltına doğru yatarak orsa seyrinde rotanızdan kaymanıza sebep olacağı gibi dümeninize de yük bindirerek sizi yoracaktır.
Tabii ki bu durumu ölçmeyi takip ederken elektroniklerinizin kalibrasyonun değişmesine sebep olmayacağından ve yelkenlerin mandar gerginliklerinin uygun olduğundan emin olmalısınız. Aksi takdirde düzgün göstermeyen elektronikler süratiniz ile ilgili sizi yanıltacağı gibi, mandar ve alt yaka gerginlikleri gevşek olan yelkenler form olarak derinleşerek durumu farklı algılamanıza sebebiyet verebilir.Özellikle direk içi sarma ana yelkenlerde performans ömrünü sistemin ne kadar rahat çalıştığı ile ölçebilirsiniz. İlk günlerde problemsiz çalışan sistemde zorlanmaya başladıysanız ilk önce mandar gerginliğinizi kontrol edin. Mandar gerginliği yeterli olmasına rağmen sorun devam ediyorsa mekanik bir arıza olmadığı durumlarda zamanla esneyerek derinleşen yelkeniniz problem yaratıyor olabilir.

 

Sert rüzgârda furling cenovayı küçültmek yelken için bir risk taşır mı? Tam sarma açılma yerinden sert pırpırlamada veya tramolada sökülebilir mi? Furling cenova küçültülmesinde alınması gereken önlemler ne olabilir?
Ömer Niğdeli (kasım'17)

Sarma sistemleri yelkenlerin donatılması ve basılması gibi zaman kayıplarını ortadan kaldırıp kolayca yelken seyrine başlamayı sağlamasının yanında seyir sonunda da yelkenlerin indirilip toplanması, katlanıp kaldırılması gibi zaman kayıplarını ortadan kaldırarak birçok tekne sahibi için hayatı kolaylaştırır. Bunun yanında özellikle sert hava seyirlerinde yelken alanlarının kolayca ufaltılıp daha güvenli ve konforlu seyir yapmamıza olanak sağlar.

Ancak tüm bu kolaylıkları sağlayabilmesi için hem donanımın hem de yelkenlerin özelliklerinin uygun olması şarttır. Pekiyi nedir bu özellikler? Öncelikle yelkenlerimizi sarmamıza yarayan sistemlerin kontrol halatları sisteme uygun kalınlıkta ve sarılıyken kilitlendiğinde, kilidimizin kaçırmayacağı kalınlıkta olması gerekir. Yelkenlerimizde ise birkaç ufak dokunuş, onların ömürlerini uzatmaya yeter. Cenova yelkenleri sert havada iki farklı sebeple sarmak isteriz. Birincisi yelken alanını ufaltarak daha güvenli seyir şansı yakalarız. Diğeri ise yelken ufalınca tramola kabiliyetimiz artar. Bu sebeple hava sertlediğinde ya da dalgada kontrol zorlaştığında elimizdeki ilk koz cenovayı sarmaktır. O zaman yelkenimiz hangi özelliklere sahip olmalı?

Öncelikle tepe ve altabaşo takviye formları yelken sarıldığında bu bölgelere binecek yükleri taşıyabilecek büyüklükte ve kalınlıkta olmalıdır. Yani tepe takviyesi güngörmez boyunca uzun tutulmalı ve altabaşo takviyesi de ıskota köşesine doğru uzanarak tepedeki takviyeyi karşılamalı ki yelkeni sardığımızda tek kat kumaş yerine takviyeli yerlerde sarılı kalarak deforme olmasını önleyebilelim. Buna ilave olarak yelken sarılı kullanılırken tepe ve altabaşo köşelerindeki takviyelerin kalınlığı yelkenin orsa yakasında potlara sebep olur. Çünkü köşelerdeki yedi-sekiz kat kumaşın sarılması ile tek kat kumaşın sarılımı aynı kalınlıkta olmaz ve bu potlar doğal olarak kumaşın kırışmasına ve bu bölgelerin zamanla zarar görmesine ya da yelkenin diğer bölgelerine göre daha kolay eskimesine yol açar. Bunun önüne geçmek için orsa yakası boyunca dikilen özel formlu köpük ya da yelkenin formuna göre belirlenmiş halatlar yelkenin her yerinin eşit olmasa da yakın sarılmasına yardımcı olur. Bu aynı zamanda yelkenin ömrünü uzatacağı gibi formunu korumasını da sağlar.

 

Ana yelkenimi değiştirmek istiyorum ve bir konuda yardıma ihtiyacım var. Öncelikle şunu belirteyim genellikle tek başıma yelken yapıyorum, yarışmıyorum. Aklım Vectran kumaşlarda ama bunun tam balenli mi yoksa standart olması mı daha iyi karar veremedim. Tam balenli yelkenlerin diğerine göre daha dayanıklı olduğu söyleniyor. Siz ne dersiniz? Bir de P değerim 13.18 m, dört tam balen mi yoksa beş tam balenli mi olmalı?
Ufuk Karakuş (ekim'16)

Vectran kumaşlar dayanıklı ve hafif olmalarının yanı sıra UV dayanımları sebebi ile son dönemlerde daha çok tercih edilmeye başlandı. Özellikle örgü Vectran kumaşlar Dyneema/Spectra rakiplerine göre daha güçlü ve formlarını daha uzun süre koruyabilir. Lamine kumaşlarda ise her iki yüzeyi örgü Vectran ile kaplanan kumaşlar büyük teknelerin ve açık deniz teknelerinin vazgeçilmez tercihi oldu. Açık deniz yarışçıları da kullandıkları kompozit lifli yelkenlerin okyanus şartlarındaki dayanımı artırmak için örgü Vectran ile kaplanmış ürünleri tercih eder. Tek başınıza özellikle uzun seyirler yapıyorsanız dayanıklılık ön plana çıktığı için Vectran doğru bir tercih olur.

Tam balenli yelkenlerle, kısa balenli yelkenlerin en büyük farkı yelkenlerin trimidir. Tam balenli yelkende balen gerginliğine göre yelken form alır. Ne kadar uğraşırsanız uğraşın doğru balen değilse ya da gerginlik hatalıysa doğru bir yüzey elde edemezsiniz. Ama diğer yandan doğru balen gerginliğinde kullandığınız ana yelkeninizde herhangi bir trim ihtiyacınız olmaz. Bu sebeple sadece ıskota ayarı ile yelkeninizi kolayca kullanabilirsiniz. Kısa balenli yelkenlerde balenler sadece güngörmez yakasını kontrol eder. Bu sebeple yelkenin doğru formu alması için özellikle değişken rüzgârlarda gerek alt yaka, gerek cunningham hatta palanga gibi ayarlarla oynamak gerekir ancak gezerken bunlara fazla dikkat etmediğimiz için yelken formunu daha kısa sürede kaybeder. Bu sebeple evet tam balenli ana yelkenler formunu daha uzun süre korudukları için kısa balenli ana yelkenlerden daha dayanıklıdır.

Tam balenli yelkenlerin direkte çalışan bilyalı ya da tekerlekli arabalar yardımı ile kullanım kolaylığı tartışılmaz. Sizin teknenize yapılacak normal bir yelkende en az 17 veya 18 standart plastik direk arabası olması gerekir ve bunların sürtünmesi hem yelkeni basarken hem de indirirken sizi zorlar ve yavaşlatır. Sizin P ölçünüze göre dört tam balenli bir ana yelkenin yeterli olacağını düşünüyorum. Bu durumda hem toplam 10 arabaya yeterli olacağı hem de yarı yarıya araba sayısına onların hareketine yardımcı olacak bilyalı veya tekerlek özellikleri eklenince sürtünme çok aza ineceği için özellikle yelkeni indirmek çok kolaylaşır.

Tam balenli yelkenlerin diğer bir avantajı ise motor seyrine eşlik edebilmesidir. Doğru sertlikte kullanılan çıtaların yardımı ile motorla seyrederken çok dar açılarda bile çalışıp motora veya yalpayı yumuşatmaya yardımcı olabilir. Kısa balenli yelkenler ise dar açılarda tam tersi yapraklayarak yardımcı olmak yerine yavaşlamamıza sebep olur.

 

Yabancı dergilerde ‘boom furling’ diye bir şey gördüm. Bu sistemin ne olduğunu açıklayabilir misiniz? Bir de kullanışlı mı? Tekneme donatmamı önerir misiniz?
Koray Yerlikaya (haziran'16)

Dünya genelinde sarma sistemli ön saha yelkenleri kullanım kolaylığı sebebiyle kabul görse de ana yelken sistemlerinde farklı çözümlere yöneldi. Soruda bahsettiğiniz bumba içi sarma sistemleri de bunlardan biri. Direk kanalındaki küçük arabalarla çalışan ana yelkenler ve özel ray üzerinde bulunan bilyeli arabalara sahip ana yelkenler performans açısından tercih edilseler de özellikle tekne büyüdüğü zaman toplaması zorlaştığı için birçok tekne sahibinin keyfini kaçırıyor.

Direk içi sarılabilen ana yelkenler bir çözüm olarak ortaya çıksa da yelkenin alan kaybı performans kaybına sebep olduğu için şikayet olarak karşımıza çıkabiliyor. Direk üreticilerinin özel profil çözümleri ile orsa yakasına paralel yerleştirilen çıtalarla güngörmez kısmen kontrol edilebilerek alan kaybı en aza indirilse de yelkeni söküp geri takarken sorun çıkartması sebebi ile herkes tarafından kabul görmüyor. Özellikle sert havada sistem çalışmaz ve yelkeni saramazsak çıtalı yelkeni indirmek ciddi bir problem olarak karşımıza çıkabiliyor.

Atası bumba üzeri sarma sistemi olan bumba içi sarma sistemleri, sarılabilen ve formu çıtalı yelkenler gibi olabilen bir alternatif olarak çıkıyor karşımıza. Direk içi sarma sistemlerine göre birçok avantajı olan bumba içi sarma sistemlerinin tek dezavantajı fiyatları. Özellikle süperyatlar tarafından tercih edilen bu bumbalar tekneye özel imalat olduğu için fiyat pahalı da olsa kabul edilebilir oluyor. Ancak 60 feet altı fabrikasyon teknelerin bumba üretici sayısı ile bu boydaki teknelere bumba içi sarma sistemi üreten firma sayısı arasında ciddi fark olduğu için normal bir bumba ile sarılabilen arasındaki fark da düşündürücü olabiliyor. Elbette önceliğimiz konfor ve güvenlik ise birçok avantajı ile ön plana çıkıyor.

Tam çıtalı olan bu yelkenlerin güngörmezinde yarış yelkenlerine benzeyen kanat formu yakalanabiliyor. Bu da herhangi bir performans kaybı konusunu ortadan kaldırdığı gibi tam çıtaların yardımıyla kolay trim edilmesini sağlıyor.

Camadan vurduğumuzda yelken bumbanın içerisinde olduğu için uçuşan kumaş fazlalığı, sağa sola çarpan camadan halatları görüntüsünü ortadan kaldırıyor.

Sistem arıza dahi yapsa mandarı bıraktığınız zaman yelkeni indirip bumba üzerine bağlama şansınız oluyor ki bu benim önemsediğim konuların başında geliyor. Mekanik sistemlerin elimizin altında ulaşılabilir olması, yıkanabilir ve bakımının kolayca yapılabilmesini sağlıyor.

Her bumba üreticisinin birbirlerine yakın da olsa farklı bir açı hesabı var. Direk ile bumbanın açısına göre her koşulda çalışma garantisi verebiliyorlar. Bu sebeple ayarlı pupa palangası yerine sabit pupa palangası kullanıyorlar. Çünkü bumbanın yukarı ya da aşağı hareketi yelkeni sararken direk tarafına veya geriye doğru toplanmasına sebep olacağı için bunu sabitleyerek düzgün sarılabilmesini garantiliyorlar.

Öte yandan yelken sarılırken bumbanın merkezden açıklığı da önemli olabiliyor. Her ne kadar eski yelkeninizin bu sisteme adapte edilebileceği söylense de böyle bir sistemle birlikte yeni bir ana yelkeni de düşünmenizi öneririm. Bu şekilde hem daha hesaplı hem de düzgün çalışan bir yelkene sahip olursunuz. Zira modifikasyonlar yeni yelken fiyatına yaklaşabiliyor.

Sonuçta sarma sistemleri hayatı kolaylaştırmak için geliştirilmiş ve doğru kullanıldıklarında görevlerini gayet iyi yapabiliyor. Bumba içi sarma sistemleri de bunlardan biridir.