Ekmek teknesi
Naviga
22.05.2020
A | a
Ekmek teknesi

Tekne yaşamı, motor ve ekipmandaki basit arızaları gı̇derecek bilgi ve beceriye sahip olmak kadar, kuzı̇nede de maharet ister. Kendi ekmeğini yapabı̇lmek karın doyurmakla kalmaz, karadan bağımsız yaşamda denizcinin kendine güvenı̇ni artırır. Kimilerimiz evde kimilerimiz teknede sosyal mesafemizi korurken denizci kadınların özel ekmek tariflerini uygulayabiliriz.
“Uğradığımız her limanda, komşu teknelerle, arkadaşlarımızla tarifleri paylaşırdık” diyen Oda Boro'nun tariflerini paylaşarak başlayalım.

Yazı: Deniz Bora

Ekmek kutsaldır. Her öğünde yemeği tamamlar, -hele denizdeyken- ihtiyaç duyulan enerjiyi verir. Vazgeçilmezdir, güverteye gelen mis gibi kokusu iştah açar, yapana müteşekkir olunur. Mucizevidir; zira sevgiyle mayalandırılırsa, küçücük bir topaktan koca bir somun ekmek çıkıverir.
Ve elbette, uzun seyirlerde karaya bağımlılıktan kurtarır denizciyi. Teknede ekmek yapmayı alışkanlık edinenler genelde uzun seyirlere çıkanlardır. Biz de önce, bu isimlerin başında gelen Sadun Boro’nun değerli eşi Oda Boro ile Bodrum’da konuştuk kuzinedeki ‘unlu sırlarını’. Oda Boro’nun meşhur tariflerinin pek çoğunun tekneden tekneye gelen reçeteler olduğunu öğrendik. Oda Boro, tariflerinin hangi tekneleri dolaşıp da Kısmet’i bulduğunu da yazmış defterine. “Uğradığımız her limanda, komşu teknelerle, arkadaşlarımızla tarifleri paylaşırdık” diyor Boro. Mesela pek sevilen muzlu ekmek tarifini, seyahatleri sırasında tanıştıkları Sea Wind teknesinden almış. Adetten olsa gerek, Sea Wind Pronto teknesinden, Pronto da Seatec teknesinden tarif aldığını, reçetenin bir ucuna yazmış. Bu sayfalarda Oda Boro’dan, dünyanın her denizinde yıllarca uygulanmış üç tarif bulacaksınız. Üstelik hepsi de ayrıntısız, basit tari er. Görüştüğümüz bir başka denizci, Ekrem İnözü’nün uzun seyirlere birlikte çıktığı yol arkadaşı Cemile Yıldız ise bir Rizeli’ye yakışır şekilde Karadenizlilerin kendine has karakteri olan mısır ekmeğini tekneden pek eksik etmemiş. Bu ekmek de tavada yapıldığından ve hatta maya gerektirmediğinden teknede rahatça yapılabilir. Tek kusuru, bir saat civarında pişme süresiyle teknedeki kısıtlı kaynaklardan gazı biraz fazla harcaması. “Biz Rizeliler her şeyi ölçüsüz yaşarız” dese de Cemile hanımdan ayrıntılı bir tarif almayı başardık neyse ki...
Fafa (Helena) Erardağ’ın New York Times’da görüp denemeye karar verdiği beyaz ekmeği bir hayli uzun sürede mayalanıyor ancak beklediğiniz her dakikaya, her saate fazlasıyla değiyor. Fırın içinde bir tencerede pişmesinin etkisiyle olsa gerek, taş fırın ekmeği kadar leziz. Mutlaka denemelisiniz. Son olarak benim, kekten daha hafif bir atıştırmalık olarak yapmayı sevdiğim çikolatalı ekmekse, içindeki çikolata parçalarıyla sürprizli bir tat.
 
Püf noktası
• Fırının içine küçük bir kapla su koyarsanız ekmeğin kabuğu çıtır çıtır olur.
• Mayanın tarihi önemli, mutlaka kontrol edin.
• Tatlı ekmeklerde bile tuz kullanmalısınız, tuz tadı dengelemenin yanı sıra mayanın çalışmasına yardım eder.
• Mayayı tariflerde verilenden çok kullanmayın. Yetecektir, fazlası tadı bozar.
• Mikser kullanırsanız düşük hızda çalıştırın, fazla hız ve ısı mayalanmayı bozabilir.


Oda Boro’dan tarifler

Ananaslı tersyüz kek üstü için
İki çorba kaşığı tereyağı (tepeleme)
Dört çorba kaşığı şeker

Hamuru için
1 bardak un
1⁄2 bardak şeker
1⁄2 bardak süt
1 çırpılmış yumurta
2 çorba kaşığı tereyağı (tepeleme/eritilmiş) 1 çay kaşığı kabartma tozu
Bir tutam tuz
 
Önce kekin üstünü kaplayacak karameli yapıyoruz: Şeker ile tereyağını kapaklı tavaya alın, şeker eriyip karamelize olana kadar üç-dört dakika karıştırın ve ananas dilimlerini dizin. Bu arada başka bir kapta kek malzemelerini çırpın ve ananas dilimlerinin üzerine dökün. Kapağını da kapattıktan sonra pişene kadar keki kısık ateşte tutun (ananasları yakmadığınızdan emin olun). Düz bir servis tabağına tersyüz ederek yerleştirin. ılık servis edin.
Not: Tarifi fırında yapmak isterseniz, derin bir fırın kabında şekeri aynı şekilde karamelize edip, üzerine de ananas ve kek harcını döktükten sonra pişirebilirsiniz.
 


Mini ekmekler
2 bardak un
3⁄4 bardak süt
1⁄4 bardak yağ (eritilmiş tereyağı veya zeytinyağı) 3 çay kaşığı kabartma tozu ya da karbonat
1⁄2 çay kaşığı tuz
Malzemeyi karıştırıp istediğiniz boyutta –ama mutlaka küçük- parçalara bölün, kapaklı tavada kısık ateşte pişirin. En fazla yarım saatte olacaktır. Sandviç ekmeği olarak kullanabilirsiniz. Oda Boro “Neden bilmem ama çocuklar bu ekmeğe bayılıyorlar” diyor.
 
Muzlu ekmek
2 bardak un
1 bardak şeker
1⁄2 bardak yağ (eritilmiş tereyağı ya da zeytinyağı) 1⁄2 bardak dövülmüş fındık
3 adet ezilmiş muz
1 çay kaşığı kabartma tozu
1⁄2 çay kaşığı tuz
Hepsini güzelce karıştırıp düdüklü tencerede havalandırması açık olarak 35-40 dakika pişirin.

Mısır ekmeği
3 bardak mısır unu
1 çay bardağı beyaz un
1 çay kaşığı tuz
1 yemek kaşığı toz şeker
4 bardak sıcak su (gerekirse daha fazla)

Tüm malzemeleri karıştırın, en son sıcak suyu ekleyin ve tahta kaşıkla karıştırın. Hamurun ıslak bir kıvamda olması gerekiyor. Kapaklı geniş bir tavada biraz zeytinyağını ısıtın ve ıslak hamuru dökün. Kısık ateşte, altta kalan tarafı iyice kızarana kadar pişirin. Ekmeği düz bir tabağa alıp tekrar aktararak ters çevirin ve öbür tarafını da kızartın. Pişmesi bir saati bulacaktır.
 
Fafa’nın beyaz ekmeği
Üç bardak un
8-10 miligram tuz
4 miligram maya (daha fazla değil!)
300 mililitre su


Malzemeleri üç-dört dakika yoğurarak yumuşak, yapışkan bir hamur elde edin. Kabı streç  lmle kaplayıp 14-18 saat bekletin. Ertesi gün bir tepsiye ya da tezgaha biraz un serpin ve hamuru üzerine alın. Hamuru birkaç defa katlayın, bunu rahat yapabilmek için biraz un serpin ama hamuru çok sertleştirmeyin. Üzerini bezle örtün ve iki-üç saat daha mayalanmaya bırakın. Pişirmeden önce büyükçe bir boş tencereyi fırına yerleştirin, ısıyı 250 ̊C’ye getirin. Fırın ısısını bulunca tencereyi çıkartın. Hamuru bir elinize alın, diğer elinizle kapağı kaldırın ve hamuru kapağın üzerine alıp çok hızlı bir şekilde kapağı kapatın. Tüm bunları tencerenin iç ısısını kaybetmeden yapın. Tencereyi birkaç kez salladıktan sonra fırına yerleştirin. Fırını kesinlikle açmadan ekmeği 35 dakika pişirin. Sonra tencerenin kapağını açıp üzeri altın rengine dönene kadar ekmeği bir süre daha pişirin. Kapağı açtığınızda ekmek zaten altın rengini almışsa bu işleme gerek yok demektir, fırını kapatın ve ekmeği dışarıda üç-dört dakika dinlendirdikten sonra afiyetle yiyin...
Not: Döküm veya güveç tencere bu yöntem için idealdir.

 
 
 
Çikolatalı ekmek
3 bardak beyaz un
1/3 küp yaş maya veya 1 tatlı kaşığı kuru maya 1,5 çay kaşığı tuz
5 çorba kaşığı şeker
3 çorba kaşığı kakao
2/3 bardak su
1/2 bardak süt
70 gram tereyağı (eritilmiş)
1,5-2 kare paket bitter çikolata (120-160 gram)
 
Yaş mayayı ve iki çorba kaşığı şekeri ısıtılıp parmak değebilecek kıvama gelene kadar soğutulmuş yarım bardak sütün içinde eritin, üstünü streç filmle kapatın, 20 dakika bekletin. Malzemenin köpürdüğünü, yani mayanın çalıştığını görmelisiniz. Unu, kakaoyu, tuzu ve kalan şekeri (kuru mayayı tercih ediyorsanız kuru mayayı da burada ekleyin) geniş bir kapta karıştırın. Mayayı, suyu (oda sıcaklığında) ve eritilmiş tereyağını ilave ederek hamurunuzu dört-beş dakika yoğurun. Hamur yumuşak ve kolay şekil verilecek kıvamda olacaktır, beze haline getirip ağzı kapalı bir kaba alın, iki saat mayalandırın. Hamuru mutfak tezgahına alıp iki-üç dakika yoğurun ve küçük küçük doğranmış çikolatayı ilave edip düzgün bir beze haline getirin. Yağlı fırın kağıdına alıp iki saat daha mayalanmaya bırakın. Önceden ısıtılmış 200 ̊C fırında 30-35 dakika üstü kızarana kadar pişirin.