Üç Türk denizcisi kurtarılmayı bekliyor
Naviga
13.06.2020
A | a
Üç Türk denizcisi kurtarılmayı bekliyor


Teknesi Murat Reis'le 2 Eylül 2017’de Seferihisar Teos Marina’dan yola çıkan Selim Ekmekçioğlu, pandemi patlak verdiğinde yurda dönüşe geçmişti. Ancak Selim Ekmekçioğlu ile yol arkadaşları İbrahim Iğnak ve Lütfi Erman Atamer, yakıt ve yiyecek ikmali için uğradıkları Afrika ülkesi Eritre'de alıkondu. O günden bu yana üç denizcinin kurtarılması için çalışmalar sürüyor. 
Neler yaşandığını hatırayalım:
 
7 Nisan 2020
Dünya seyahatinin sonlarına yaklaşan ve halen İbrahim Iğnak ve Lütfi Erman Atamer'le Akdeniz'de seyrine devam eden Selim Ekmekçioğlu, Maldivler'den yola çıktıktan sonra Covid-19 salgını sebebiyle bir hayli zor günler geçirdi. Selim Ekmekçioğlu'nun eşi Şeyda Ekmekçioğlu, iki gün önce uydu telefon aracılığıyla bir dakika konuşabildiği eşinin son durumuyla ilgili şu bilgileri verdi:
“Selim mart ayının ortalarında son durağı olan Maldivler'den ayrıldığında Covid-19 salgını henüz bu kadar yaygın değildi. Maldivler'den 18 günlük seyirle Cibuti'ye ulaştılar. Ancak bu arada salgın patlayınca marinaya alınmadılar. Dört tekneyle birlikte bir hayli açıkta beklemek zorunda kaldılar. Ben de Selim'den 20 gün sonra haber alabildim. Konuştuğumuzda karadan hiçbir yardım alamadıklarını söyledi ve benden Cibuti'deki Türk Konsolosluğu'nu aramamı istedi. Konsolos Levent Şahinkaya'ya ulaştım. Levent Bey hemen marinaya gidip bizzat botla tekneye ulaşarak onları ziyaret etti, yakıt ve yiyecek ikmali yaptı. Bu arada teknede kırılan bazı şeylerin hızlıca onarılmasını sağladı. Eğer Levent Bey bu yardımı yapmasaydı Selim'ler 14 günlük karantina sürecini açıkta geçirip ondan sonra karaya çıkarak tamir ettirmek zorunda kalacaklardı. Böylece büyük zaman kazandılar. Cibuti'de beş gün kaldıktan sonra Mısır'a doğru yola çıktılar. Dün konuştuğumuzda Selim, Mısır'a yaklaşık 1 haftalık yollarının kaldığını söyledi. Ancak rüzgarın tersten estiğini, zaman zaman geri gittiklerini de belirtti. Muhtemelen Mısır'a da giremeyecek. Ancak yakıt ve yiyecek ikmali sağlarsa, dört-beş gün kaldıktan sonra ya Kıbrıs'a ya da doğrudan Seferihisar'a doğru yol alacak. Umarım fırtına sezonuna yakalanmadan mayısın başında Türkiye'ye ulaşabilecekler.”
 
31 Mayıs 2020
Teknesi Murat Reis'le dünya turundan dönüşte yakıt ve yiyecek ikmali için uğradıkları Afrika ülkesi Eritre'de alıkonulan Selim Ekmekçioğlu ile yol arkadaşları İbrahim Iğnak ve Lütfi Erman Atamer'in kurtarılması için çalışmalar sürüyor. Hürriyet köşe yazarı Fatih Çekirge'nin konuyla ilgili bugünkü köşe yazarının ardından bugün Selim Ekmekçioğlu'nun eşi Şeyda Ekmekçioğlu'na ulaştık. Bize şu bilgileri verdi:
“Selim'le en son 25 Nisan günü saat 12:44'te görüştük. Beni aradı ve teknenin havuzluğunda asker olduğunu düşündüğü iki kişinin uyuduğunu, kontrollerden sonra serbest bırakılacaklarını söyledi. Ancak Selim'den bir daha haber alamadım. Dışişleri tarafından bana verilen bilgide sağlık durumlarının iyi olduğu ve bir nevi karantinada olduklarını söylediler. Ancak ben Selim'in sesini duymadan iyi olduğuna inanamayacağım.”
Naviga olarak, dünya seyahatini en başından beri takip ettiğimiz Selim Ekmekçioğlu, İbrahim Iğnak ve Lütfi Erman Atamer'in bir an önce kurtarılmasını diliyoruz.
 
6 Haziran 2020
44 gündür Eritre'de alıkonulan üç Türk denizci Selim Ekmekçioğlu, İbrahim Iğnak ve Erman Atamer'den en sonunda biraz olsun iç rahatlatan bir haber geldi. Selim Ekmekçioğlu'nun eşi Şeyda Ekmekçioğlu, Türkiye'nin Eritre Büyükelçisi Aykut Kumbaroğlu'nun dün kendilerine verdiği bilgide “Üç denizcimizin de sağlık durumunun çok iyi olduğu konusunda sizi temin ederim” dediğini belirtti. Şeyda Ekmekçioğlu uzun süre sonra ilk kez biraz olsun rahat nefes aldıklarını ancak eşlerinin seslerini duymadan asla rahat edemeyeceklerini söyledi. Ekmekçioğlu ayrıca büyükelçinin şu sözlerini aktardı: “Eritre Dışişleri bize 10 günlük süre tanımıştı. Bu süre önümüzdeki hafta başı sona eriyor. Önümüzdeki hafta mutlu haberler alacağımızı umuyoruz. Ancak yine de hiçbir garanti veremiyoruz. Süreç işleyecek ve kısa süre sonra kavuşacaksınız.”
Bu arada dünya denizlerini çok yakından tanıyan, ülkelerin prosedürlerine aşina olan yazarımız Alim Sür, Eritre'de işlerin çok ağır aksak ve birbirinden bağımsız yürüdüğünü, üç denizcimizin bir süre sonra Türkiye'ye geri döneceklerine inandığını söyledi.

12 Haziran 2020 
Yaklaşık 50 gündür Eritre'de alıkonulan Türk denizciler Selim Ekmekçioğlu, İbrahim Iğnak ve Erman Atamer'den, Eritre Dışişleri Bakanlığı'nın verdiği 10 günlük süre dolmasına rağmen hala bir haber yok. Bugün konuştuğumuz, İbrahim Iğnak'ın kızı Cansu Iğnak, kalp hastası olan babalarının ilaçlarının bittiğini ve gün geçtikçe endişelerinin daha da arttığını söyledi. Eritre'ye izinli girmelerine rağmen hala neden gözaltında tutuldukları konusunda bir bilgileri olmadığını belirten Cansu Iğnak, Eritre'de askeri yönetim çok baskın olduğu için, Dışişleri Bakanlığı'nın iletişime geçtiği sivil yönetimden hala bir haber alamadıklarını kaydetti. Dışişleri Bakanlığı'nın kurtarma çalışmalarını sürdürdüğünü söyleyen Cansu Iğnak, “En büyük dileğim sağ salim Türkiye'ye gelmeleri ve bu yapılanların Eritre hükümetinin yanına kâr kalması” diye konuştu.
Bu arada birkaç ay önce Eritre'den geçerken aynı muameleye maruz kalan bir grup Amerikalı denizci Cansu Iğnak'a ulaştı. Basındaki haberler üzerine durumdan haberdar olduklarını söyleyen denizciler başlarından geçenleri şöyle anlattı:
“Birkaç ay önce biz de Eritre'den geçmek zorunda kaldık. Kıyıya yaklaştığımız sırada askeri bir bot tarafından durdurularak ıssız bir adaya demirlemek zorunda bırakıldık. Tekneye binmek isteyen silahlı beş asker bize, ülkeye izinsiz girdiğimiz gerekçesiyle gözaltına alındığımızı ve askeri üsse götürüleceğimizi söyledi. Ben bu arada uydu telefonuyla büyükelçiliğe ve yakındaki savaş gemilerine ulaşmaya çalıştım. Silahlı askerlerin tekneme binmelerine izin vermedim ve onlarla gitmeyi reddettim. Karşılarında çok sağlam ve sert durarak kontrolü elimden geldiğince bırakmamaya çalıştım. Bu sayede karşımızdakileri ikna ederek ülkeden ayrılma iznini alabildik. Sudan'dan geçerken de askerler tarafından durdurulmak istendik ancak onları dinlemeden yolumuza devam ettik.
İnsan hakları konusunda dünyanın en zayıf ülkelerinden biri olan Eritre'den kurtulabildiğimiz için kendimizi şanslı görüyoruz. Kalbimiz ve dualarımız Türk denizcilerle birlikte.”