Popüler Konular : Meeting the Legend... | Kariyere bir mola... | Bundan böyle düşüner... | Pedalla deniz el ele... | Kötü durum senaryola... | Üç Türk Denizci Kur... |
Kefalonya’dan Korint’e
Naviga
1.06.2020
A | a
Kefalonya’dan Korint’e

2019 yazında yaptığımız uzun seyrin Kefalonya, diğer İyon Denizi Adaları ve Korint geçişi bölümü ile devam ediyoruz. Doğrusu bu adalara hayran kaldık. Yelkenciler arasındaki haklı ünlerini gönülden takdir ettik. Dantel kıyılarında aylarca koydan koya seyir yapılabileceğini, ayrıca adalardaki kara gezilerinin de çok keyifli olduğunu gördük. Umarız yeniden mavilerle, teknelerle buluşulduğunda bu adalara yolları düşen denizci dostlar da bizim kadar zevk alır.

Yazı ve fotoğraflar: Sema Akgün, Erhan Öztürk




 

Kefalonya

Argostoli

Zakintos’tan ayrıldıktan sonra Kefalonya Adası’nın baş şehri olan Argostoli’ye (38° 10.779’ K-20° 29.460’ D) 25 millik seyirden sonra ulaştık. Neredeyse her havaya korunaklı olan bu şehirde, sığlıklara azami dikkat ederek rıhtıma aborda olduk. Kefalonya İyon Adaları’nın en büyüğü ve daha sonra her yerini gezince gördük ki ayrıca en turistiği ve en çok plaja sahip olanı da... İsmini mitolojideki tanrı Hermes ile Herse’nin oğlu olan Cephalus’tan almış. Tüm İyon Adaları’ndaki eski yapıların neredeyse hepsi 1953’teki büyük depremde yıkılmışlar. Bu yüzden İyon Adaları’nın tamamında yapılaşma bu tarihten sonraki yeni mimarilere göre gerçekleşmiş. Ve tabii o mistik hava da kaybolmuş. Geçmişi M.Ö. 8000’lere gitmesine rağmen gezince tarihten çok az eser kaldığını üzülerek gördük.
Argostoli’de de aynı durum vardı. Yeni yapılmış bu şehirde dolaştık ama çok da zevk alamadık. Bir yandan teknedeki teknik aksilikler burada da devam etti.
Bu sefer de buzdolabı soğutmamaya başladı, sanırım gazı bitti. Tamir ettirecek bir soğutmacı bulamadık. Şehirden aklımızda en çok; Aziz Saint Theodoroi Feneri, sahildeki tavernalar, günlük balık satan balıkçılar ile muazzam büyük ve taze ürün satan manavlar kaldı. Şehrin karşısında bir marina var ama oradan yürüyerek şehre gelmek çok zor olduğundan tercih etmedik. Ayrıca şehrin içindeki koy çok büyük ve korunaklı bir alarga noktası. Yalnız rıhtım derinliği 1,5 ile 2,5 metre arasında değişiyor, uzun salmalı tekneler yanaşırken dikkat lütfen.

 Erhan Öztürk, Sema Akgün



Argostoli’de iki gün kaldık ve Argostoli Körfezi’nin karşı yakasındaki 4 mil uzaktaki Lixouri’ye (38 12.18’ K-20 26.38’ D) geçtik, büyük mendireğin içine girip tavernaların önüne aborda olduk. Tavernalar yine müthişti. Küçük mendireğin içini yelkenli ve yerel balıkçı tekneleri doldurmuştu. Sıra sıra dizilmiş bakımlı balıkçı tekneleri müthiş görünüyordu. Burada şans eseri bir soğutmacı bulduk ve buzdolabının gazını doldurttuk. Mimarinin yine yeni olduğu bu modern şehirde iki gün kalıp ayrıldık. 

 

Assos

30 millik güzel bir seyirden sonra çok şirin bir koyda kurulmuş olan Assos’a (38° 22.685’ K-20° 32.269’ D) geldik. Önce Myrtos Plajı’nın önünde durup yüzdük daha sonra da Assos Beach’te kıçtankara bağlandık. Karşıda çok küçük üç-dört teknelik bir rıhtım vardı ama doluydu… Sanırım yer bulabilmek için biraz erken gelmek gerekiyor. Çok şirin, masalımsı ve tavernalarla dolu bu küçük beldeye giderseniz, güzel bir yolu olan kaleye yürümenizi tavsiye ederiz.


Fisicardo

Fisicardo

Ertesi gün 10 millik bir seyirden sonra teknecilerin özellikle de yelkencilerin çok rağbet ettiği Fisicardo (38° 27.673’ K-20° 34.650’ D) Koyu’na sayısız yelkenlinin arasına kıçtankara bağlandık. Bağlanma yeri bulmak çok da kolay değildi… Bir de içeri girip çıkan feribotlar, manevra ve bağlanmaları sık sık aksatıyordu. Rıhtımı sanırım filotillalara ayırıyorlar, belki de önceden rezervasyon gerekli.

Müthiş kalabalık ve jetset noktalardan biri olan Fisicardo, 1953’teki büyük depremden en az etkilenen yer olmuş. Üzerine kurulduğu zeminin yumuşak olması çoğu binayı tamamen yıkılmaktan korumuş. Sonradan restorasyonla bugünkü hallerine gelmişler. Eski İtalyan tarzı sevimli mimarisi ile bu otantik hava ile fark hemen hissediliyordu. Oldukça turistik olan bu kentte her yer taverna ve hediyelik eşyacılarla doluydu ve akşamları rıhtımdaki tavernalarda yer bulmak çok zordu.

Limanın olduğu koyda limanın karşı sahilinde deniz çok güzel. Ayrıca yine limanın hemen arkasına düşen Fisicardo yüzmek için çok güzel bir plaj. Çevrede de müthiş güzel plajlar var. Yarımadanın ucuna doğru olan Venetian Lighthouse ile Fisicardo Bay’in yanındaki Romalılar Mezarlığı buranın iki önemli tarihi yeri. Burada yolda üçüncü kez patlayan su yapıcının basınç hortumunu bulmak çok sürpriz oldu. Sahildeki marin malzemeler ve balıkçılık ekipmanı satan mağaza bulundurduğu çok çeşitle, tekneciler için bulunmaz bir nimet. Ayrıca sahibi en geç iki gün içinde teknelerin ihtiyacı olan tüm yedek parçaları tedarik edebildiklerini söyledi.

Agiou Gerasimou Manastırı, Kefalonya  Assos, Kefalonya
                                                                          
 

Euphmia

Sabah 07:00’de yola çıktık ve 12 mil ilerdeki Euphmia’ya (38° 18.172’ K-20° 36.021’ D) iki saat sonra güzel bir seyirle ulaştık. Limanı özel bir şirket işletiyor. Yanaşırken yer gösterip yardım ediyorlar ve hemen hemen tüm adalardaki gibi su için 5 euro, elektrik için günlük 4 euro alıyorlar. Burada iki gün için toplam 48 euro ödedik. Buradan gidilebilecek çok önemli iki mağara var: Melissani ve Drogorati mağaraları. Kiralık araba baktık, bulamadık ama bir taksi ile iki mağara, tarihi Moni Agiou Gerasimou Kilisesi ve Sami gezisi için 55 euro’ya anlaştık. Melissani Mağarası Cenatolar gibi çökmüş, içi su dolu ve güzel büyük bir obruk. Gölde mağara tarafı da nefis, içinde kayıklarla dolaşılıyor, renkler müthişti. Bol bol fotoğraf ve video çektik ama sabah ışık ters taraftan geliyor. Fotoğraf çekmek isteyenler öğleden sonrayı tercih etmeli. Drogorati mağarası ise damlataşlarından çok görsel bir ziyafet sunuyor. Bu iki mağara adada en önemli ve mutlaka görülmesi gereken yerlerden. Ayrıca içerisine Aziz Santa’nın uzun yıllar yaşadığı kovuk bulunan Agiou Gerasimou Kilisesi ise bazı yerleri yenilenmiş olmasına rağmen çok mistik bir havada.

Sami (38° 15.209’ K-20° 38.895’ D) tavernaları, farklı yerlere giden feribotları ve otobüsleri ile çok şirin ve merkezi bir yer. 1953’teki büyük depremi anlatan ünlü ‘Yüzbaşı Corelli’nin Mandolini’ filmi daha çok Sami’de çekilmiş. Ünlü Antisamos Plajı da buraya çok yakın. Tekneciler için çok güzel ve korunaklı bir limanı var. Biz karadan gezdiğimiz için tekneyle burayı pas geçmeyi tercih ettik.

İthaka’daki Kioni Köyü

 

İthaka Adası

Sabah Euphmia’dan hareket edip 18 mil ilerdeki İthaka Adası’nın Vatty (38° 22.312’ K-20° 42.969’ D) limanına kıçtankara olduk. İlginç bir yer. Biz girerken 70-80 yelkenli koydan çıkıyordu ve müthiş bir görsel şölen yarattılar. Tüm sahiline bağlanılabilecek çok uzun rıhtım yapmışlar. Sanırım 100’den fazla tekne aynı anda bağlanabilir. Ayrıca koyun içinde her yer alarga için müsait. Sonradan burada alargada kışlayan pek çok tekne olduğunu öğrendik.


Sportochori


Tüm sahil şirin tavernalarla kaplı. Ertesi gün erkenden günlük 50 euro’ya bir araba kiraladık ve adanın gezilmedik, gidilmedik yerini bırakmadık. Önce Vatty’nin hemen üstlerindeki eski Perachori Köyü’nü gezdik, sonra İlyada ve Odysseia destanını yazan ve hikayenin kahramanı olan dünyanın en iyi beş şairinden biri sayılan Homeros’un doğduğu, yaşadığı Stavros Köyü’nü ve buradaki müzeyi, dağdaki kalıntıları gezdik. Köyün altındaki Stavros Koyu manzarası müthişti. Sonra Frikes Köyü’nü ve plajını gezdik. Sahildeki tavernada nefis deniz mahsullerini ve her tavernada olan ev şarabını afiyetle götürdük. Sonra da çok sevimli Kioni Koyu ve köyünde birşeyler içtik. Agios İoannis Plajı’nı ve eski kiliseyi gezdik ve merkeze döndük. Bu adanın sevimli limanları, koyları; kah alarga kah kıçtankara için mükemmel korunaklı. Biz Ithaka’yı çok sevdik…

İthaka’daki Kioni Köyü


Melissani Mağarası ve Gölü


 

Lefkada Adası

14 Haziran sabahı yine yola koyulduk. Önce 10 mil ilerdeki Lefkada Adası’nın büyük liman şehri olan Nydri’ye (38° 42.445’ K-20° 42.720’ D) geldik kıyıya bağlandık şehri gezdik. Çok büyük tekne malzemeleri satan dükkan gördük, kıyıdaki sıra sıra tavernaları dolaştıktan sonra burada konaklamamaya karar verdik ve rıhtımdan ayrıldık. Önce çok sayıda teknenin alarga da durduğu Vlychos Koyu’nda teknelerin arasında slalom yaparcasına gezdik. Su kirli geldi bize ve ayrılıp Lefkas’ın Sivota (38° 37.375 K-20° 40.960’ D) Koyu’na geldik ve taverna iskelelerinden birine bağlandık. Koyun her yeri taverna ve pontonlarıyla kaplı. Tekneciler için bir cennet yine. Sanırım burası da 100’den fazla tekne alıyordur. Yalnız gelmeden telefonla rezervasyon yaptırılırsa daha iyi olur. Birçoğu doluyuz diye yanaştırmıyor pontonlarına. Akşam pontonuna bağlandığımız tavernada kendimize yine Grek usulü bir ziyafet çektik.

Delphi’nin zeytinlikleri

Meganisi Adası

Ertesi sabah Meganisi Adası’nın Spartochori (38° 39.664’ K-20° 45.804’ D) koyuna gittik ve rıhtıma kıçtankara bağlandık. Çok güzel bir koydu, yüzdük ve koyun karşısındaki Zampati Marina’nın bulunduğu kısma yürüdük. Önce marinaya yanaşmak istemiştik ama rezervasyonumuz yok diye yanaştırmamışlardı. Bu koyda da iki yakaya toplamda 70-80 tekne bağlanabilir ve ayrıca alarga için de çok müsait. Ertesi gün buradan 2,5 mil ilerdeki adanın merkezi olan Batha (38° 29.824’ K-20° 47.095’ D) Limanı’nın rıhtımına kıçtankara yanaştık. Erken gelinirse yer bulunabiliyor. Koya girişte sizi hemen karşıdaki marinanın elemanları botla karşılıyor. Fiyatı sorup 45 euro’yu duyunca vazgeçtik. Rıhtım içinde bir para talep eden olmadı. Kıyıdan elektrik su almak isterseniz, karşıdaki restorandan biri gelip ücreti karşılığında açıyor. Burada da koyun girişine doğru yürüdük ve temiz suda epeyce yüzdük. Akşam yine taverna ritüeli yaptık. Biz konaklamadık ama geçerken girip çıktığımız adanın kuzey-kuzeydoğusuna gelen üç büyük koy müthiştiler. Yine alargada yüzlerce tekne vardı. Zamanımız olsaydı mutlaka buralarda daha uzun kalırdık.

17 Haziran’da 27 mil yaparak Astakos Körfezi’nin güneybatısına düşen Marathia (38° 30.289’ K-21° 02.068’ D) Koyu’nda yüzme molası verdik ve geceledik. Gerekmedikçe tavsiye etmiyoruz ve burada tam dibe kadar gidip demirlemezseniz, geceyi sallanarak geçirirsiniz.


Meganisi Adası, Vatha Limanı


Trizonia Adası

 

 

Patras Körfezi

Ertesi sabah çok erken yola çıktık. İyon Denizi’nden çıkıp Patras Körfezi’ne girdik. Önce iki yakayı birleştiren fotojenik Antirrio Köprüsü’nün altından telsizle iznimizi aldıktan sonra geçtik. Telsizle ayakların hangisinden geçeceğinizi söylüyorlar. Daha sonra bize göre coğrafya açısından körfezin en sevimli yeri olan Trizonia Adası’nın Mesa Limanı’na (38° 22.099’ K-22° 04.544’ D) alargada demirimizi funda ettik. Birçok teknenin yanaşabileceği bir limanı olan bu koyda da 30-40 tekne alargada geçirebilir sanırım. Sabah erkenden kalkıp 23 mil ilerdeki İtea Şehri’nin (38° 25.814’ K-22° 25.258’ D) marinasına aborda olduk. Aslında burada konaklamayı 35 kilometre ilerideki antik Delphi şehrini gezmek için yapmıştık. Her iki saatte bir otobüs olduğu için aynı gün şehri ziyaret edip tekneye geri geldik. Parnassus Dağı’nın eteklerine kurulan Delphi için insanlar Antik Çağ’da buranın dünyanın merkezi olduğuna inanmışlar. Zamanının en önemli kehanetler merkezi olmuş. Yine olimpiyat oyunlarının öncüsü olan Pythian oyunları burada başlamış ve her dört yılda bir yapılmış. Çok fazla antik yapı ve her antik yapının her çağın bir hikayesi var. Biz önce müzeyi gezdik sonra antik kenti. Bizce çok görülesi bir yer. İtea ise sahili tavernalarla kaplı bir sahil şehri ama biz çok beğendiğimizi söyleyemeyiz. Ertesi sabah buradan Korint geçişine hazırlanmak için 30 mil ilerdeki Kiaton Şehri’ne (38° 00.839’ K-22° 45.193’ D) geldik ve mendireğin iç kısmına aborda olduk. Vasat bir şehir. Biraz dolaştık ve vaktimizi mendireğin arkasındaki plajda yüzerek geçirdik. 21 Haziran’da sabah 06’da yola çıktık ve bir buçuk saat sonra Korint kanal girişi (37° 57.113’ K-22° 57.600’ D) önlerinde anonsu beklemeye başladık. Hemen anons ettiler ve biz de konvoyda bir küçük geminin arkasından kontrollü bir şekilde yaklaşık 3 mil uzunluğundaki bu kanalı büyük bir heyecan ve dikkatle geçip ücreti ödemek için çıkış noktasındaki rıhtıma aborda olduk. Burada 44 feet olan teknemiz için 240 euro geçiş ücreti ödedik. İsterseniz internetten ödeme yaparak da geçebiliyorsunuz. Korint Kanalı el yapımı genişliği yaklaşık 16-21 metre arası değişken, derinliği ise 8 metre civarında olan çok büyük gemilerin geçemeyeceği orta ölçekli bir kanal. Korint Körfezi ile Saronik Körfezi’ni birbirine bağlar. Ege ile İyon Denizi arasındaki mesafeyi ve sert denizleri müthiş kısaltmaktadır. Deniz yoluyla yaklaşık 215 mil avantaj sağlar. Yapımına 1881’de başlanmış 1893’te bitmiştir.

Korint’ten çıktıktan sonra KeyfeSeyir’i Ege’de yavaş yavaş sertleşme başlayan meltem rüzgârlarının kollarına attık.

Diğer seyir yazılarında buluşmak üzere selametle kalın…


Patras Antirion Köprüsü

 Korint Kanalı çıkışı rıhtımı


Korint Kanalı

Etiketler :
 
           
 
SİTEDE ARA
               
Naviga Yayınları
 
 
 
HAVA DURUMU
 
 
 
 
 
FIRTINA TAKVİMİ

01 Temmuz Yaprak Fırtınası

03 Temmuz Sam Yelleri

06 Temmuz Fırtına

09 Temmuz Çark Dönüşü Fırtınası

11 Temmuz Bevarih rüzgarları sonu

16 Temmuz Fırtına (2 gün)

18 Temmuz Sıcakların artması

26 Temmuz Kara Erik Fırtınası

TAKVİM
 
 
NAVİGA ÜYELİK
okuyucu@navigamagazin.com Adres: Kalamış Fener Cad. İskele Sok. (Gamze Sok.) No: 2 Kalamış 34025 Kadıköy-İ
NAVİGA E-BÜLTEN
 
Tasarım & Kodlama: Tekklik Bulut ve Internet Hizmetleri