Popüler Konular : Meeting the Legend... | Kariyere bir mola... | Bundan böyle düşüner... | Pedalla deniz el ele... | Kötü durum senaryola... | Üç Türk Denizci Kur... |
Nefes alan dünya ve ‘Yeni Normal’
Tuba Noyan
1.06.2020
A | a


Sağlık söz konusu olduğunda gözle görünmeyen bir düşmanın yarattığı hasarın ırk, dil, din, cinsiyet, yaş, ekonomik durum dinlemediğini, küçük büyük herkesi vurduğunu, vururken de acımadığını tüm dünya gördü. Virüsten sonra hepimizin yaşamları kökten değişti.

Artık hayatımıza ‘karantina, evde kalmak, sokağa çıkma yasağı’ gibi kavramlar hükmederken bir anda ofise, okula, restorana, sinemaya, maça, alışverişe gitmek gibi alışkanlıklarımız bitiverdi... “Normalleşebilecek miyiz?” sorusu eskiye dönüşü hasretle bekleyenlerin boş fikir teatisinin yeni merkezi oldu. Bayanlar, baylar geçti o günler, bir daha normalleşemeyeceğiz! Benim inancım fiziken, ruhen ve iktisadi olarak bu ‘yeni normal’e ne kadar hızlı uyum sağlayabilirsek, o kadar çabuk hayata dönmeyi başaracağımız yönünde... Ancak şunu da eklemeden geçemeyeceğim; COVID-19 sürecinde bildiklerimizin de bilmediklerimiz olduğunu, kendi adıma çok iyi tecrübe edip öğrendim.

Biz bu değişimi yaşarken, aslında dünya da rahat bir nefes aldı. Biz evdeyken ‘tabiat anamız’ da kendine zaman ayırıp verdiğimiz hasarların bir kısmıyla başa çıkmaya çalıştı. Neredeyse tüm dünyada fabrika üretimlerinin durması, uçuşların yasaklanması zehirli gazların atmosfere salınımını o kadar azalttı ki hava kirliliği İkinci Dünya Savaşı sonrası seviyesine indi.

Üç ay gibi kısa bir zamanda yaralarını sarabilen bir dünyanın, hâlâ bize ne dediğini duymayan var mı aramızda?

Doğa kendine geldikçe hayvanlar da evlerimize çekilmemizi fırsat bilerek tabiatın içine inşa ettiğimiz şehirlerin tadını çıkarmaya başladılar. Ortaköy’ün pırıl pırıl sahilinde ya da Ataköy Marina’da oynaşan yunusları, Kaş sularında insansızlığın tadını çıkaran fok yavrusunu, Bodrum Gündoğan’da dolaşan kılıçbalığını sosyal medyada izledikten sonra denizlerimizin de bu karantina döneminde derin bir oh çektiğine şahit olduk.

Virüs sonrası, şartlarını -maalesef- yine insanoğlunun belirleyeceği ‘yeni normal’ bir döneme hızla geçeceğiz hiç şüphesiz. En büyük dileğim ‘yeni normal’de, özellikle ekonomiye yön verenlerin dünyanın bu süreçte kendini toparlamaya çalıştığını unutmamaları... Bireylerin de tüketim çılgınlıklarına son vererek, doğayı kullanırken korumayı öğrenmeleri ve yıllardır bu satırlardan haykırdığımız ‘sürdürülebilirlik’ ilkesini benimsemeleri...

Naviga olarak bizler de bu fırtınada oradan oraya savrulduk, ruhen ve bedenen... Şifalanmak için doğaya, özümüze döndük, tabiattan ilham aldık; masmavi gökyüzünden, denizden, taştan ve topraktan... Bahara yakışır şekilde canlanmaya verdik kendimizi, önce kendi yaralarımızı sonra da etrafımızdakilerin yaralarını sarmaya çalıştık... Bunu yaparken -200 sayıdır olduğu gibi- yine yalnız değildik; çok şükür. Öncelikle her platformdan Naviga’ya ulaşan, her ay yedi denizleri avuçlarına sığdıran binlerce okurumuzla birlikte, her sayımızda bize yine yeniden nefes üfleyen tüm reklam verenlerimizle, bilgilerini, tecrübeleri, yaşama sevinçlerini kelimeleriyle Naviga’nın canına can katan yazarlarıyla... 200’üncü sayımızda yine birlikteyiz, hepiniz iyi ki varsınız.

Sağlıkla denizin tuzundan uzak kalmayın. TN

 

Etiketler :
 
           
 
SİTEDE ARA
               
Naviga Yayınları
 
 
 
HAVA DURUMU
 
 
 
 
 
FIRTINA TAKVİMİ

01 Temmuz Yaprak Fırtınası

03 Temmuz Sam Yelleri

06 Temmuz Fırtına

09 Temmuz Çark Dönüşü Fırtınası

11 Temmuz Bevarih rüzgarları sonu

16 Temmuz Fırtına (2 gün)

18 Temmuz Sıcakların artması

26 Temmuz Kara Erik Fırtınası

TAKVİM
 
 
NAVİGA ÜYELİK
okuyucu@navigamagazin.com Adres: Kalamış Fener Cad. İskele Sok. (Gamze Sok.) No: 2 Kalamış 34025 Kadıköy-İ
NAVİGA E-BÜLTEN
 
Tasarım & Kodlama: Tekklik Bulut ve Internet Hizmetleri